Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/16991 E. 2017/8700 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16991
KARAR NO : 2017/8700
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… köyü 115 ada 219 sayılı parsel 749 H. 1743 m2 yüzölçümüyle orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılar 15/08/2005 tarihli dilekçesiyle adlarına kayıtlı … köyü 136 ada 2 sayılı parselin kadastro sırasında eksik yüzölçümü ile tesbit edildiğini belirterek, komşu 115 ada 219 sayılı parselden kendilerine ait yerin ifraz edilerek orman niteliğindeki tapu kaydının iptalini ve adlarına tescilini istemişler, mahkemece davanın kabulüne, 15/11/2005 tarihli bilirkişi raporunda 1605 m2 yüzölçümündeki yerin tapusunun iptali ile 1/3’er pay oranı ile davacılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarih, 2014/3134-5772 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında: ”Mahkemece 219 sayılı parselin tapu kaydının kesinleştiği düşünülerek ve çekişmeli (A) harfi ile işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından incelendiği bildirilen 1956 tarihli memleket haritasının orijinal renkli bir örneği ile 219 sayılı parselin kadastro tutanağı veya tapu kaydının dosyada bulunmaması nedeniyle geri çevirme kararı verilmiş, bunun üzerine gönderilen ek raporda çekişmeli (A) harfli bölümünün memleket haritasında yeşil renkli bölümde kalması ve bu konuda hiç bir açıklama yapılmamış olması bir yana; 219 sayılı parselin tutanağının kesinleşmediği, kadastro mahkemesinin 2004/97 sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşılmıştır. Kadastro mahkemesindeki dava, askı ilân süresi içinde 06.12.2004 tarihinde, yani eldeki tapu iptali davasından önce … ve arkadaşları tarafından Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine açıldığına göre, ortada kesinleşmiş ve iptali gereken bir tapu kaydı bulunmamaktadır. İki davanın birlikte görülmesi gerekirken; sözü edilen 2004/97 sayılı dosyada tesbit gibi tescile karar verilmiş ise de henüz tutanak kesinleşmeden önce açılan derdest dava nedeniyle bu kesinleşmeye değer verilemez.
3402 sayılı Kanunun 26/D maddesinde; “Kadastro mahkemeleri, tesbitten önceki haklara dayanarak, aslî müdahil olarak katılanların iddiasına dair uyuşmazlıkları inceler ve karara bağlar” hükmü bulunmaktadır. Bu kanun düzenleme ile kadastro davası açıldıktan sonra üçüncü kişi ve kuruluşlara kadastro tesbitinden önce var olan bir hakka dayanılarak, taşınmaz üzerinde herhangi bir iddia ileri sürmek imkanı tanınmıştır. O halde, 219 sayılı parselin tutanağı kesinleşmiş olmayacağına göre, kadastro mahkemesinin görevli olduğu düşünülmeli, mahkemece görevsizlik kararı verilmeli, kadastro mahkemesince de tutanağa davalı şerhi verdirilerek ve mülk sahibi Hazine davaya dahil edilerek, davacıların iddiası incelenmelidir” gereğine değinilmiştir.
Bozma kararı sonrası … Sulh Hukuk Mahkemesi 21.02.2006 tarih, 2005/102- 2006/22 sayılı kararı ile görevsizlikle dosyayı görevli … 1. Kadastro Mahkemesine göndermiş, mahkemece fen bilirkişinin 15.11.2005 tarihli rapor ve krokisinde mavi kalemle boyalı 1605 m2 bölümün 115 ada 219 sayılı parselden tenzil edilerek aynı köye ait 136 ada 2 sayılı parsele eklenmesine böylece 136 ada 2 sayılı parselin 3043,42 m2 olarak tamamı (3) hisseye itibar edilerek bundan; …, … ve … adlarına tapuya kayıt ve tesciline 115 ada 219 sayılı parselden yapılan tenzil sonrası kalan kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmış, 08/11/2004 – 08/12/2004 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı … Yönetimine yükletilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 31/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.