Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/4824 E. 2017/7073 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4824
KARAR NO : 2017/7073
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında TCK’nın 157/1 ve 168/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 4 ay hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu cezanın “3 ay 10 gün” yerine “3 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış,savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında özel belgede ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın katılan firmada işe girebilmek için sahte adli sicil kaydı verdiği, daha sonra aynı işyerinden avans çekebilmek için kızı adına düzenlenen sahte sağlık raporu sunduğu bu şekilde üzerine atılı resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanığın işyerine sunmuş olduğu adli sicil kaydının fotokopi olduğu, sağlık raporunun ise işyerine faks aracılığıyla ulaştırıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı cihetle atılı sahtecilik suçlarının unusurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.