YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2163
KARAR NO : 2017/4539
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2015 tarih ve 2014/1984-2015/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın … Şubesi tarafından ölü şahıs olan Osmanoğulları İhtiyaç Tüketim Malzemeleri – … ‘a çek karnesi verildiğini, müvekkili şirketin de bu kişinin keşidecisi gözüktüğü 05.05.2008 tarihli 10.530 TL bedelli çek dolayısıyla zarara uğradığını, keşideci hakkında davalı bankaca olumlu referans verildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli özeni göstererek resmi kurumların düzenledikleri belgelere istinaden çek karnesi düzenlediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ayrıca çek borçluları hakkında takip yapıp, takibin sonuçsuz kalması üzerine davacı zararını müvekkili bankadan isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı bankaca çek hesabı açılması esnasında ve çek defteri/defterleri verilmeden önce TCMB tarafından yapılan çek duyuruları çerçevesinde arşiv araştırması yapılmadığının anlaşıldığı, öte yandan çek karnesi talebinde bulunan … hakkında yapılması gereken ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yapılmadığı, davacının da basiretli bir tacir olarak hamili bulunduğu çeki aldığı keşideci hakkında yapması gereken araştırmayı yapmadan çeki kabul etmiş olduğu ve bu nedenle % 50 oranında müterafık kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 5.265 TL asıl alacağın, dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıdan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalıdan vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 269,73 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.