YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6525
KARAR NO : 2017/5009
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2015 tarih ve 2014/592-2015/1171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin … Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı … Kurumu ile 2011 yılında yaptığı tedarik sözleşmesi kapsamında … Bankası … Bank of … olan Muhabir Banka (… Bankası) … Bankası olan yükleme vadeli akreditif sözleşmesi imzalandığını, söz konusu yüklemelerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve tedarik sözleşmesinde belirtilen evrakların bankaya ibraz edilmesine karşılık muhabir bankanın “her sevkiyatın %20’si sizin adınıza başvuranın onayı ile … şube No:1 … tarafından sevkiyatın alınmasından sonra ödenecektir” şeklindeki maddeyi sebep göstererek 2 ve 3 nolu yüklemelere ilişkin % 20 oranındaki ödemeleri yapmaktan kaçındığını, bu durumun akreditif kurallarına aykırı olduğunu, davalı bankanın teyidli akreditifin açılması ile birlikte mal teslimine ilişkin belgelerin ibrazından sonra kayıtsız şartsız lehdar olan müvekkili şirkete ödemeyi yapması gerektiğini ileri sürerek 151.705,25 EURO’nun ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilerek muarazanın menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili bankanın 10.11.2011 tarihinde davacı şirkete gönderdiği ihbar mektubunda akreditifin yalnızca % 80’lik kısmına teyidini eklediğinin bildirildiğini, bu konuda taraflar arasında bir anlaşmazlığın olmadığını, anlaşmazlık konusu olan ödemelerin 2. Yükleme meblağının % 20’si ile 3. Yükleme meblağının %20’si olduğunu, teyit bankasının sorumluluğunun teyit eklediği oran ve meblağ için geçerli olduğunu ve davacı şirketin kendisine ihbar mektubunda belirtilen % 80’lik teyiti kabul ettiğini ve yüklemelerini bu hükmü bilerek gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; amir banka ile muhabir banka arasında yapılan sözleşmenin 4.B bendi uyarınca davalının, dava edilen mal bedelini ödemesinin amir bankanın yetkilendirilmesine bağlı olduğu, davalının amir banka ile yaptığı yazışmalara bakıldığında bu biçimde bir yetkilendirme olmadığı, ödeme koşullarını içeren 4. maddede %20’lik kısım için onay şartı bulunduğunun açıkça yazılı olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede de “%20’lik kısım için onay şartının bulunduğu” açıklanmış olup davalının da cevabı ihtarnamesinde “%20’lik kısım ile ilgili akreditif şartlarına uygun herhangi bir ödeme onayı gelmediği”ni açıkça ifade ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.