YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19646
KARAR NO : 2017/11008
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan olarak vekalet ücreti yönünden hükmü temyiz eden kişinin yargılama konusu suçtan doğrudan zarar görüp görmediği ya da suçun mağduru olup olmadığı ve usulünce müracaat ederek katılan sıfatını kazanıp kazanmadığı belirlenmeli akabinde de sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka uygun bulunup bulunmadığı denetlenmelidir. Katılanın temyizi yalnızca vekalet ücreti ile sınırlı olsa bile katılma koşulları ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün yerinde olup olmadığı araştırılmadan, hükümden ayrı ve sadece vekalet ücretine yönelik inceleme yapılamayacağından temyiz incelemesinin esas incelemeyi kapsadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-Dosya üzerinden tebliğ aşamasında olan kesinleşmeyen karar yönünden yapılan yargılamada, duruşma açılıp sanık çağrılarak savunması alınmadan ve TCK’nın 163/3. maddesinde ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın tüketim miktarın belirlenmesine engel olacak şekilde karebuattan doğrudan elektrik bağlayarak gerçekleştirdiği eylemi sebebiyle, suça konu kullanım süresi içerisinde kullandığı elektrik miktarı ve buna bağlı vergili ve cezasız zarar miktarının tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp, belirlenecek zararın 6352 Sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince kendisine verilen makul sürede ödemesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği, ödemediği takdirde yargılamaya devamla sonucuna göre hüküm kurulacağı hususları hatırlatılarak ihtarda bulunulması gerektiği halde eksik kovuşturmayla hüküm kurulması,
3-03.09.2010 tarihli iddianame, bu iddianameye konu 22.03.2010 tarihli ve birleştirilen dosyadaki iddianameye konu 22.08.2010 tarihli tutanağı da kapsar nitelikte olması sebebiyle bu husus değerlendirilip TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.