YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2875
KARAR NO : 2017/5397
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 gün ve 2014/437 – 2014/384 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/11/2015 gün ve 2015/5550 – 2015/12664 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu … Tic. Ltd. Şti.’nin dava dışı … Tic. Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisine binaen bu şirketin yetkilisi olan …’e 15.12.2012 tarihli, 25.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, …’in sözü edilen çeki kaybettikten sonra çek iptaline dair kararı sununca müvekkilinin çek bedelini ilgili şahsa ödediğini, çeki bir şekilde eline geçiren davalının takip başlattığını, icra tehdidi altında 25.220,00 TL tutarın icra veznesine depo edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya 25.220,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin asıl davada dava konusu edilen çekin yetkili hamili olduğunu, davalının yetkili hamil sıfatı bulunmadığı halde çek iptali kararı aldığını ileri sürerek … 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 2012/47 Esas-2012/180 Karar sayılı çek iptali kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davanın davalısı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2015 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve karar düzeltme dilekçesi ekinde sunulan belgelerin bozma ilamına uyulduğu takdirde mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/10/2017tarihinde oybirliğiyle karar verildi.