Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3489 E. 2017/5754 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3489
KARAR NO : 2017/5754
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/10/2015 tarih ve 2011/464-2015/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01.03.2004 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi yapabilmek için davalılardan … adına 8.000 USD’nin sözleşme teminatı olarak yatırıldığını, akabinde sözleşme yapıldığını, daha sonra sözleşmeyi yapabilmek için davalı şirkete 6.000 YTL’lik demirbaş senedi ile 30.000 USD’lik teminat senedinin teslim edildiğini, acente ile birlikte kendisine devredilen acentedeki demirbaşların bedeli için ise toplam 6.000 YTL’lik teminat senedi verildiğini, 6.000 YTL’lik demirbaşa ilişkin verilen senedin davacının hak edişlerinden kesilerek davalı firma tarafından tahsil edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı tutumu ve davacının hak edişlerini geciktirmesi yada hiç ödememesi nedeni ile acentelik sözleşmesinin 31.07.2006 tarihinde fesh edildiğini, işyerinin demirbaşları ile birlikte davalıya teslim edildiğini, ancak teminat olarak alınmış bulunan 30.000 USD’lik senet ile 6.000 YTL’lik senetleri iade etmediğini ileri sürerek, 8.000 USD’nin ve 6.000 YTL’nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise müvekkilinin davalıya teminat olarak verdiği 30.000 USD’lik ve 6.000 YTL’lik senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı … adına yatırılan 8.000 USD’nin sözleşme teminatı olmayıp sözleşmenin 15. bölümünde bahsedilen isim hakkı olduğunu, bu bedelin sözleşmeye göre iade edilemeyeceğini, davacıdan sadece teminat olarak teminat senedi alındığını, bu senedin kamu kurum ve kuruluşlarına herhangi bir borç bulunmadığının belgelenmesi üzerine iade edilebildiğini, oysa bu tür bir belgenin sunulmadığını ve acentelik ilişkisinden dolayı alacak borç ilişkisinin bitmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edilmesinin yeterli olmadığını, 6.000 YTL’lık demirbaş senedinden dolayı senetlerin alındığını, bedellerinin hakedişlerinden düşüldüğünü, demirbaş kullanım bedellerinin iadesinin söz konusu olmayacağını davacının borçlu olduğunun iddia edilmediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, acentelik sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacıya devredilen demirbaşların, davacıya sözleşme süresince kiralandığı, kira bedelinin 6.000 TL olduğu, sözleşmenin 31.07.2006 tarihinde davacı tarafça feshedildiği, davacının kullandığı işyerinin demirbaşları ile birlikte davalı şirkete teslim edildiği, söz konusu bedelin demirbaş kira bedeli olduğu, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle demirbaşların davacı tarafça kullanıldığı süreye ait kira bedelinden fazla kısmın davalı şirket tarafından davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davacının davalı taraftan 8.000 USD istirdadına ilişkin talebi yönünden karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6.000,00 TL demirbaş bedelinin iadesi talebi yönünden davasının kısmen kabulü ile 3.093,67 TL bedelin 15/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı … Kargo AŞ’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden dava konusu senetlerle ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.