Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/19646 E. 2017/23009 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19646
KARAR NO : 2017/23009
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Ceza uygulanmasından vazgeçilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … (….n) ….ve katılan sanık …’ın tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık … (…) … ve katılan sanık …’ın hakaret eylemlerinden kurulan ceza uygulanmasından vazgeçilmesine yönelik kararlara ilişkin temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca, hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi nedeniyle ceza vermekten vazgeçilmesi halinde, CMK’nın 223. maddesinin 4. fıkrasının c bendi dikkate alınarak doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklara adli para cezası tayin edildikten sonra yasal olmayan şekilde “ceza uygulanmasından vazgeçilmesi” kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve her iki sanığa isnat edilen TCK’nın 125/1. madde kapsamındaki hakaret suçları önceden de uzlaşma kapsamında ise de,
6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1 nolu bozma nedeni hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.