Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/4886 E. 2017/7180 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4886
KARAR NO : 2017/7180
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelemesinde;
1-Sanık …’ın 2005 takvim yılında sorumlusu olduğu …. Madencilik şirketinin,….. Madencilik Harfiyat Nakliye Sanayi Limited Şirketi ve ….. Petrol Ürünleri Madeni Yağlar Yedek Parça Lastik Ve Nakliye İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden 2005 yılında sahteliğini bilerek aldığı faturaları kullandığının iddia ve kabul olunduğu olayda; söz konusu şirketlerin 02.02.2007 tarih ve VDENR-2007-902/6 sayılı Vergi Tekniği Raporu ve 27.07.2010 tarih VDENR-2010-1689/29 Vergi Tekniği Raporu ile sahte fatura düzenleyicisi olduklarının tespit edilmiş olması karşısında; suça konu faturaları düzenleyen şirketler hakkında bahse konu vergi raporu uyarınca dava açılıp açılmadığı araştırılarak varsa dava dosyasının ve düzenlenen tüm vergi raporlarının getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına eklenmesinden, sanığın söz konusu şirketten aldığını beyan ettiği petrolün bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgelerinin bulunup bulunmadığının tespitinden ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespitinden sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.