Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/2576 E. 2017/4315 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2576
KARAR NO : 2017/4315
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/03/2017 tarih ve 2016/699-2017/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hesabına 12.08.2014 tarihinde 950.000,00 TL yatırdığını, bu hususun şirketin ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, ihtarname ile paranın iadesi edilmesinin istendiğini, davalı şirket tarafından paranın iade edilmediğini ileri sürerek davalının hesabına yatırılan 950.000,00 TL’nin şimdilik 20.000,00 TL’sinin 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davacının müvekkili şirketin de dahil olduğu holding bünyesinde bulunan Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş’ye ait tuğla fabrikasında müdür olarak çalıştığını, davacının çalıştığı şirketi dolandırdığını ve hakkında pek çok hukuki ve cezai dava açıldığını, davacının müvekkili şirkete borç verdiği iddiasının hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davaya konu paranın davalıya gönderme sebebini açıklamak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde dava konusu paranın davalıya gönderme sebebinin açıklanmadığı, davacının davalı şirkette ticari temsilci sıfatıyla görev yaptığı ve yapılan havalenin de ticari işletme adına yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, banka havalesi yoluyla gönderildiği iddia olunan paranın bir akdi ilişkiye dayalı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Bu durumda, davanın 6102 sayılı TTK’nın 4.maddesi kapsamında havale hükümlerine ilişkin olduğu gözetilerek ticari dava olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, davacının bozma ilamına dayalı olarak yaptığı açıklama sonucunda havalenin hukuki dayanağının belirlenemediği gerekçesiyle genel hükümlere tabi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.