Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/24758 E. 2017/15219 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24758
KARAR NO : 2017/15219
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde kategori satış müdürü olarak çalştığını, İş Kanunu’na aykırı olarak işten çıkarıldığını, işten çıkarmak için hiçbir haklı ve geçerli neden bulunmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, iş ilişkisinin işverence devamını imkansız kılan, iş yeri kuralları ve … düzenine aykırı eylemleri nedeniyle, tüm hak ve alacakları ödenerek, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ” davalı tarafça, davacının uzun süredir satılamayan 3 adet beyaz eşya ürünün bayram döneminde satılabilmesi için satın alma biriminden fiyat indirimi isteyerek yüksek oranda indirim sağladığı, fiyatı indirilen bu ürünlerin müşteriye sunularak satılması gerekirken kendisi ve diğer personel tarafından satın alındığı, bunun yönetmeliklere, genel iş ahlakına, teamüllere ve yöneticilik vasfına aykırı olduğu, duyulan güveni ortadan kaldırdığını ve iş akdinin devamını mümkün kılmadığı belirtilerek, geçerli nedenle iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır. Dinlenen tanık beyanlarından, yapılan indirimin yönetim kadrosundaki tüm ilgililerin onayı ve imzası alınarak prosedüre uygun olarak yapıldığı, fiyatlandırmanında satın alma bölümü tarafından yapıldığı, indirimli üründen personelin kendisinin de satın alabileceği, davacının çalıştığı süre, görev ve pozisyonun dikkate alınarak, eylem ile fesih arasında orantısızlık bulunduğu, bu nedenle feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı ” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arzedebileceği olumsuzluklara ilişkin yapılan tahminî teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmesinde rol oynayacaktır.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.
Yan yükümlere itaat borcu, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarılmaktadır. Buna göre, iş görme edimi dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmelidir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar(Dairemizin 28.04.2008 gün ve 2007/34009 Esas, 2008/10347 Karar sayılı ilamı).
Dosya içeriğine göre, davacının davalıya ait mağazada kategori satış müdürü olarak görev yaptığı sırada bir kısım elektrikli cihazlar için fiyat indirimi talep ettiği bu talebin kabulü ardından söz konusu ürünler arasında yer alan çamaşır makinesinden birini kendisinin aldığı diğer 2 makineien de mağazdaki iki çalışan tarafından alındığı, durumun işverence anlaşılması üzerine davacının iş sözleşmesinin davacıya olan güvenin sarsılması gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle fesh edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının feshe konu ürünlere yönelik işverenden görevi kapsamında indirim talep edip indirim yapılması üzerine ürünü kendisinin ve diğer iki çalışanın alması fesih nedeni yapıldığı üzere güven sarcısı niteliktedir. Bu nedenle işverence kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek yapılan fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 335.40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 09/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.