Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/5358 E. 2017/7298 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5358
KARAR NO : 2017/7298
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat ve suç duyurusu

….. İlinde bulunan….Telekomünikasyon Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin,…. şirketinin bayiliğini yaptığı ve bu bayiide şikayetçi …’un kimlik bilgileri kullanılarak …. numaralı hattın çıkarıldığı, anılan işyeri sahibi sanığın bu sebeple atılı suçu işlediği iddia edilen olayda, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, suça konu abonelik sözleşmesi üzerindeki katılan adına atılı bulunan imzanın katılanın eli ürünü olup olmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sözleşmenin düzenlendiği tarihte sanığın işlettiği bayide sanık dışında çalışan kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların katılan veya sanığın yanında çalışan kişilerin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu belgeden menfaat sağlayanın sanık olacağı da gözetilerek toplanan tüm delillere göre suçun sübutu halinde, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.