Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14193 E. 2017/11333 K. 21.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14193
KARAR NO : 2017/11333
KARAR TARİHİ : 21.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Davacı alacaklı vekili, haciz müzekkeresine karşı davalı bankanın rehin ve hapis hakkını ileri sürerek istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, rehin hakkının doğması için rehinle temin edilen alacağın muaccel olmasının gerekmeyeceğini,doğmuş veya doğacak,muaccel veya müeccel alacakların temini için rehnin mümkün olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece borçlunun banka nezdindeki hesabının kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı olduğu dolayısıyla muacceliyet koşullarının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10/a maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalı Banka tarafından söz konusu muacceliyet ihtarnameleri düzenlenmiş olmakla birlikte bu ihtarnamelerin borçluya tebliğ edildiğine dair bir belgeye ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de;yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli değildir. Mahkemece; yapılması gereken iş, öncelikle üçüncü kişi Banka’dan, davalı borçlu ile Banka arasında imzalanan sözleşmelere ilişkin ödeme planının ve varsa tahsilât makbuzlarının getirtilip, 23.10.2012 günlü haciz müzekkeresinin davalı Banka’ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka’ya olan borcun varlığını koruyup korumadığı, borç var ise ne kadar olduğu, Bankanın herhangi bir riskinin olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi, dosyadaki diğer deliller gözetilerek, Banka hesap işleri konusunda uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.