Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/2494 E. 2017/4361 K. 14.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2494
KARAR NO : 2017/4361
KARAR TARİHİ : 14.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/558-2015/1055 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce … A.Ş. … Şubesi’ne 39.068,00 TL mevduatını 13.12.1999 tarihinde net %80 faiz oranı ile yatırdığını, … A.Ş’nin … Of Shore Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimini sağlayarak, suç işleme amacına yönelik olarak planlı ve kasıtlı işbirliği içinde mevduat sahipleri ve müvekkilini dolandırılmak suretiyle zarara uğrattığını ileri sürerek, 39.068,00 TL’nin bankaya yatırıldığı 13.12.1999 tarihinden vade sonu olan 05.01.2000 tarihine kadar %80 akdi faiziyle, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar ise, akdi faizden aşağı olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer’i müdahil TMSF vekili, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41, 55 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının … … Ltd’den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine, fer’i müdahil TMSF’nin karar başlığında ihbar olunan şeklinde gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. bendinde da yer alan “4.467,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “4.647,48 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, temyiz eden fer’i müdahil TMSF’den harç alınmasına yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.