Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/25892 E. 2017/16698 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25892
KARAR NO : 2017/16698
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
Dava : Davacı, toplu iş sözleşmelerin ücret zammını düzenleyen 51. maddesinin davalılarca doğru uygulanmadığını, ücret zammının sıralı bir şekilde seyyanen yapılan 4 TL günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiğinin yorum ve tespitine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince Toplu İş Sözleşmelerinin 51. maddesinin ” bir önceki dönem ücretinin altına düşmemek kaydı ile (İş Kanunu 22. madde gereği işçi onayı is…na) madde de belirtilen her bir zam miktar ve oranlarının kendi dönemlerinde geçerli olmak üzere uygulanması gerektiği” şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine, davacı vekilinin farklı şekilde yorum talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve toplu iş sözleşmelerinin 51. maddesinin yorum ve uygulanmasında “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 4,00 TL günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiği” şeklinde yorumlanması gerektiğinin TESPİTİNE karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … ve Kamu – İş vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sendika vekili, toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünün “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 4 TL/Günlük zammının geri çekilmeksizin uygulanması” gerektiği şeklinde yorumlanmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Genel Müdürlüğü vekili, davacı tarafından son derece açık ve hiç bir şekilde tereddüt edilmemesi gereken konuda gereksiz bir dava açıldığını, açılan davanın mantık kurallarını dahi zorladığını, bu derece açık bir konuda dava açılmasının haksız olup davanın reddinin gerektiğini, dava konusunun 3 yıllık bir toplu iş sözleşmesinin yıllık ücret zamlarının uygulanması ile ilgili olduğunu, ortada açık olan bir gerçeğin olduğunu, Yüksek Hakem Kurulunun her yıl için zam miktar ve oranlarını belirlediğini, dolayısı ile bu zam miktar ve oranlarının uygulanması gerektiği konusunda hiç bir ihtilaf ve tereddüt olmadığını, her yıl bir önceki yılın zammı ile oluşan yeni ücretin üzerine yeni gelen yılın zam oranının uygulanmasının gerekeceği konusunda da tereddüt olmamasının gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddianın ise, bir önceki yıl için uygulanan zam miktarının bir sonraki yıl zam oranından ayrı olarak ikinci kez uygulanması gerektiğini, davacıyı tereddüde ve hesap hatasına düşüren hususun ise Hükümet tarafından 2016 yılı Ocak ayından itibaren uygulanacak asgari ücrete beklenmedik şekilde yüksek artış yapılmış olduğunu, bu artış ise şikayet edilecek bir husus değil işçi ve çalışanın lehine bir durum olduğunu, davacının tereddüt ettiği ve talep ettiği husus nedir diye bakıldığında 2015 yılında verilmiş olan seyyanen zammın güya geri alındığını ve 2016 yılı için ödenmediği iddiasının karşılarına çıktığını, asgari ücrete hiç zam yapılmamış veya seyyanen zammın altında kalacak bir oranda zam yapılmış olsa idi elbette seyyanen zam ile bulunan ücretin üzerine %1 zam yapılacağını, 2016 yılında yapılan zam 2015 yılında yapılan seyyanen zammın üzerine yapılan bir zam olduğunu, ancak yeni asgari ücret bu ücretin üzerinde tespit edildiği için bu ücretin içinde yer aldığını, sırf bu gerekçeyle 2016 yılı için Yüksek Hakem Kurulu’nun öngörmediği bir zammı yani 120-TL/ay seyyanen zammı tekrar talep etmek sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … …letmeleri İşverenleri Sendikası vekilinin 28/11/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili … … Sendikasının aleyhine açılan bu davada husumetin yöneltileceği taraf konumunda olmadığını, 6356 sayılı kanunun tanımlar başlıklı 2. Maddesinin h bendinde işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren sıfatını taşıyanların toplu iş sözleşmesinin tarafları olarak kabul edilmiş olduklarını, … … Sendikası bu kanun anlamında dava konusu … in tarafı olmadığını, her ne kadar davacı vekilinin, … … Sendikasının da taraf sıfatı taşıdığını iddia etmiş ise de, 6356 sayılı Kanun ve … … Sendikası Ana Tüzüğüne göre … …veren sendikasına ancak kamu kurumu niteliği taşıyan kuruluşların üye olabileceğini, dava konusu … in uygulandığı işyerinin işvereni olan … .. Ltd Şti nin müvekkili … … Sendikasının üyesi olmadığını, iş bu davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili … … Sendikasına alt işveren … … Ltd Şti tarafından yapılan yetkilendirmede de bu hususun ” … … Sendikasının … toplu iş sözleşmesini yürütüp sonuçlandırmak üzere Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu iş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 4. maddesine göre ve bu yetkilendirmeye dayanak teşkil eden Esas ve Usuller çerçevesinde yetkili kılındığı” şeklinde açıkça belirtildiğini, davacı vekilinin yorum davası açtığını belirtmiş ise de, bu davanın bir eda davası olduğunun açık olduğunu, … in Ücret Zammı maddesinin yanlış uygulandığının belirtilerek uygulamanın düzeltilmesinin talep edildiğini, davanın esasına konu olan Ücret Zammı uygulanmasına ilişkin iddialarla ilgili savunma yapılmadığını bu konuda gerekirse cevap haklarını saklı tuttuklarını ve davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … … Taahhüt San ve Tic Ltd Şti tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı … …letmeleri Sendikası husumet itirazında bulunmuşsa da, toplu iş sözleşmesinin birinci maddesinde davalının da taraf gösterildiği, yetki ile işlem yapsa da yapılan toplu iş sözleşmesinde imza sahibi olmakla yorum davasında da taraf sıfatının bulunduğu, yorumu istenen maddede belirtilen zam oranlarının her birinin kendi dönemleri itibari ile geçerli olduğu, ilk dönem için verilen seyyanen zammın 2, 3, ve 4. Dönemler yönünden devam ettiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle toplu iş sözleşmelerinin 51. Maddesinin “bir önceki dönem ücretinin altına düşmemek kaydı ile (İş Kanunu 22. Madde gereği işçi onayı is…na) madde de belirtilen her bir zam miktar ve oranlarının kendi dönemlerinde geçerli olmak üzere uygulanması gerektiği” şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak toplu iş sözleşmelerinin ücret zammına ilişkin maddelerinin “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 4,00 TL/günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiği şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Kararı davalılardan … ve … -… vekilleri temyiz etmiştir.
G) Gerekçe
Katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemeye göre “İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.”
Somut uyuşmazlıkta istinaf kanun yoluna başvuran davacının gerekçeli istinaf dilekçesi davalı … …letmeleri İşverenleri Sendikası vekiline 15.05.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Kamu-İş vekili 23.05.2017 tarihli dilekçesiyle ilk derece mahkemesinin müvekkilinin davada taraf olduğuna dair kararının isabetli olmadığını, davanın haklarında husumetten reddedilmesini talep etmiştir.
Dosyada davalı Kamu-İş tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve masraflarının yatırıldığına dair makbuz bulunmamaktaysa da, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılırken davalı Kamu-İş’in katılma yoluyla istinaf dilekçesi görülmeyip bu konuda harç ve masrafların tamamlatılması için usulü işlemler yapılmaksızın yalnızca davacının istinaf sebepleri değerlendirilerek karar verilmesi hatalı olup kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
H) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.