YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4448
KARAR NO : 2017/6865
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın …. sayılı araç tescil plakasını sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 gün ve 28049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alındığı, resmi belgede başlık, tarih, imza, mühür gibi bulunması gerekli hususların bulunmaması halinde objektif olarak çok sayıda kişiyi aldatamayacağından suçun oluşmayacağı, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle…. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.01.2010 tarihli ekspertiz raporunda, külliyen sahte olarak oluşturulan suça konu plakanın üzerinde basılı bulunması gereken Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu içerikli soğuk mühür izlerinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında; belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Adli emanetin 2009/74 sırasında kayıtlı suça konu sahte nüfus cüzdanı ve plakanın dosyada delil olarak saklanması yerine TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu dışında kalan kişiler üzerindeki yetkileri yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.