YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24929
KARAR NO : 2017/15087
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı şirkette 18.12.1988-19.11.2009 tarihleri arasında çalıştığını şantiye işlerinin bitimi nedeniyle kısa sürelerle ücretsiz izinli olarak yurda gönderildiğini, davalının kendisini çağırmasını beklediğinden hizmet akdinin aralıksız devam ettiğini, son ücretinin net 1.100,00 € olduğunu, yatacak yerinin karşılandığını ve üç öğün yemeğinin verildiğini, iş bitimi nedeniyle diğer işçilerle birlikte ücretsiz izinli olarak yurda gönderildiğini, ancak bir daha işe çağrılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmadığını, bir şantiyeden ayrılıp diğerinde işbaşı yaptığı süreçte arada çalışmadığı dönemde şirket ile bağlantısının olmadığını, istifa dilekçesi vermekten imtina ederek ayrıldığını bildirerek yerinde bulunmayan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10/12/2015 tarihli 2014/33376 E. 2015/34993 K. sayılı ilamı ile özetle;
” …Davacı işçi, davalı şirketin yurt dışı şantiyelerinde kalıp ustası olarak çalıştığını, en son 1.100,00 € ücret aldığını, fazla … ücreti ile hafta tatili ücreti bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini belirterek davaya konu tazminat ve işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı işveren son ücretin 2,10 €/saat olduğunu ve fazla çalışmaların da bu ücrete eklenerek ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının savunmada geçen saat ücreti ile çalıştığı ve bordrolarda fazla … ile hafta tatili ücreti tahakkuku yer aldığı gerekçesiyle sözü edilen isteklerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının aylık temel ücretinin miktarı tartışma konusudur. Davacı tanıkları davacının iddia ettiği ücreti doğrulamış, ücret araştırmasına gelen cevapta yurt içinde çalışan kalıp ustasının ücreti bildirilmiştir.
Mahkemece davalının savunduğu saat ücreti üzerinden yapılan hesaba itibar edilerek isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kabul edilen ücret, yurt içinde çalışan bir işçinin alabileceği ücret olarak sendika tarafından bildirilen ücretin dahi altında kalmaktadır.
Dosya içinde ücret bordroları yer almamış, birkaç mesai şeridi adı altında imzasız belge sunulmuştur. İşçinin imzasını içermeyen cari hesap kartında ise bankaya yatan rakamlar maaş açıklamasıyla yer almıştır. Cari hesap kartı ile bankaya yapılan ödemelere göre davacı işçiye son dönemlerde 1.000,00 € dan daha fazla aylık ödemeler yapılmıştır. İşçiye yurt dışında kullanmak üzere bir miktar avans ödemesi de yapıldığı görülmekte davacı işçi son ücretlerinin 1.100,00 € olduğunu kanıtlamış durumdadır. Bu durumda davacıya ödenen miktar içinde fazla … ücretleri ile hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin yer aldığının kabulü hatalıdır. Davacının ücreti 1.100,00 € olarak kabul edilmeli ve gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınarak davaya konu işçilik alacakları yeniden hesaplanmalı, mahkemece rapor değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının temel ücretinin tespiti ile işverence ödenen ücret içinde fazla … ve tatil ücreti alacaklarının yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içinde yer alan ücret bordroları ve mesai şeritleri imzasız olup, aylık normal …, fazla … ve tatil çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılarak ve karşılığında fazla … ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordro düzenlendiği, böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla … ile tatil ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirmektedir. Bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil … süreleri davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Kaldı ki bu bordroların ve mesai şeritlerinin gerçekte alınan ücreti gizlemek için sonradan gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği davacı tarafın da kabulündedir. Bu halde söz konusu alacakların varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı … olgusu yönünden işyeri kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, işçinin … olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılmalı ve salt bu tanıkların beyanı ile sonuca gidilmemesi gerekir. İşveren ile husumet içinde olan tanıkların beyanları diğer yan delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına ve işyeri kayıtlarına göre davacının fazla … yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir.
Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemez. Yukarıda anlatıldığı gibi bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil … süreleri de davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Davacı fazla … yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.