YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3676
KARAR NO : 2017/9880
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince hapis cezasının 10 ay süreyle kamuya yararlı onarım işinde çalıştırılması yaptırımına çevrilmesine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2007 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeye başlamadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezasının aynen infazına dair anılan Mahkemenin 16/09/2010 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.04.2017 gün ve 1966/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 gün ve 2017/28792 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2010 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, dosyanın yeni esas numarası ile ele alınarak verilen, anılan Mahkemenin 22/12/2011 tarihli ve 2011/1006 esas, 2011/755 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/01/2013 tarihli 2012/24704 esas, 2013/274 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7. maddesindeki “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz… Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.” hükümler birlikte değerlendirildiğinde, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2010 tarih ve 2007/39 E., 2007/350 K. sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleşmesinin ardından, dosyanın yeni esas numarası ile ele alınarak verilen, anılan mahkemenin 22.12.2011 tarih ve 2011/1006 E., 2011/755 K. sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7. maddesindeki “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz…Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (KONYA) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 16.09.2010 gün ve 2007/39 E., 2007/350 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hüküm fıkrasından “kısa süreli hapis cezasının tamamen infazına” ilişkin kısmın ÇIKARTILMASINA, TCK’nın 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis olarak belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek, aynı Kanun’un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.