Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/23117 E. 2017/11933 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23117
KARAR NO : 2017/11933
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’ nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde ;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerdeki TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Marketten para ve sigara çalınması şeklinde gerçekleşen hırsızlık suçunu birlikte işleyen diğer sanıkların yargılamasının yapıldığı Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/456 Esas sayılı dosyasında ifadesi alınan müştekinin sanıkların dava açıldıktan sonra tüm zararını karşıladığını beyan ettiği, 2012/456 Esas sayılı dosyanın iddianamesinin 19/06/2012 tarihinde düzenlendiği, sanık … hakkında tanzim olunan bu kamu davasına ilişkin iddianamenin ise 19/02/2013 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; müştekiye sanıkların ödemeyi hangi tarihte yaptıkları hususu sorularak ödeme tarihinin tespiti ile sonucuna göre, ödemenin sanık … yönünden soruşturma aşamasında mı yoksa kovuşturma başladıktan sonra mı olduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra sanık hakkında TCK.’nın 168. maddesinin hangi fıkrasının tatbik olunacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile anılan kanun maddesinin ikinci fıkrası ile uygulama yapılması,
2)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.