Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/14682 E. 2017/11091 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14682
KARAR NO : 2017/11091
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; katılan …. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
1-5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesinde; “fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz” düzenlemesinin getirildiği, bahsedilen zararın ise keşif yapılarak kurulu gücün tespiti ve buna göre kullanılması muhtemel enerji miktarına göre bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız miktar olduğu, kanun koyucunun amacı doğrultusunda, sanığa soruşturma aşamasında bu yöntemle belirlenecek zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi bildirildiği takdirde suça konu bedeli soruşturma aşamasında da ödeyebileceği, ancak soruşturma aşamasında vergili ve cezasız miktarın belirlenip usulünce bildirilmemesi ve ihtarın soruşturma aşamasında sanığa yapılmadığı, kovuşturma aşamasında zararı ödemesi karşısında kurum zararını gideren sanık hakkında sanığın lehine değerlendirme yapılarak CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde BERAAT hükmü kurulması,
2-5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine, 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle eklenen 2. fıkrasındaki “karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanması dolayısıyla şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında verilen kararlar adli sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir” şeklindeki düzenleme uyarınca TCK’nın 168/5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra adli sicile kaydedilmek üzere Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bildirimde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’beraatine’’ dair hüküm kaldırılarak yerine “sanığın kovuşturma aşamasında belirtilen kurum zararını ödemesi nedeniyle hakkında açılan davanın DÜŞÜRÜLMESİNE’’ ve ‘’TCK’nın 168/5. madde-fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra adli sicile kaydedilmek üzere 5352 sayılı Kanun’un 6/2. maddesi uyarınca mahkemesince bildirimde bulunulmasına‘’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.