Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9087 E. 2017/11072 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9087
KARAR NO : 2017/11072
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı vekili; 09/09/2014 tarihinde …’nun mernis kayıtlarında yer alan adresinde haciz yapıldığını, haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğunu adresteki eşyaların boşandığı eşi …’e ait olduğunu beyan ettiğini, taraflarına istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verildiğini, istihkak iddiasının samimi olmadığını, borçlu tarafından ibraz olunan kira sözleşmesi mülkiyeti ispata yeterli belgelerden olmadığı gibi, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş ve isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı faturanın da karinenin aksini ispata yeterli olmadığının açık olduğunu, davalıların borçlu şirketin aynı zamanda ortakları olduğunu, sırf alacaklılardan kurtulma, hacizleri önleme gayreti ile yapılan istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun hacizdeki beyanlarının üçüncü kişi lehine istihkak iddiası niteliğinde olduğu, bunun İİK 96-97maddelerine göre davalı 3. kişi tarafından dava edilmesi gerektiği gerekçesi ile; davanın kabulü ile Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/805 esas sayılı takip dosyasında 09/09/2014 tarihinde yapılan haciz esnasında alacaklı vekiline istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmesine yönelik işlemin iptali ile, dosyanın takibe devam veya talik edilmesi hususunda işlem yapılmak üzere ilgili İcra Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/805 Esas sayılı takip dosyasında 09/09/2014 tarihinde borçlu Kenan Dayıoğlunun mernis kayıtlarında yer alan adresinde haciz yapıldığı haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğu ve söz konusu adresteki eşyaların boşandığı eşi …’e ait olduğunu beyan ederek, 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunduğu, icra memuru tarafından alacaklıya istihkak davası açmak üzere yedi günlük süre verildiği, icra müdürünün borçlunun elinde haczedilen mal hakkında, İİK mad. 96 ve 97 uyarınca işlem yapacakken, hatalı olarak 99. maddeyi uygulayıp, alacaklıya dava açmak üzere süre vermiş ve alacaklı da bu karar çerçevesinde üçüncü kişiye karşı dava açmışsa, açılan bu davanın görülmesi gerektiği, mahkeme gerekçesinde değinilen hususların, ispat külfetinin tayininde nazara alınması gerektiği düşünülmeden talep dışına çıkılarak memur muamelesinin iptali şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.