YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5580
KARAR NO : 2017/7219
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)Sanığın 2006 takvim yılında sahte fatura kullandığının iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanığın suçlamaları kabul etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sahte fatura düzenlediği iddia olunan ilgili şirketlerin yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde davaların birleştirilmesi, mümkün olmaması durumunda ise dava dosyalarının getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, gerektiğinde faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenledikleri ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla da teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyenlerin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de;
a)Sanığın aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullandığının iddia ve kabul olunmasına karşın sanık hakkındaki cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Suça konu faturaların KDV beyannamelerinde kullanılmış olmasına göre 21.01.2007 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “2006 yılı” olarak gösterilmesi,
c)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.