YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13962
KARAR NO : 2017/20488
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat, Sanık … hakkında belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2, CMK’nın 223/8 uyarınca zaman aşımı nedeniyle düşme, Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 204/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince, nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK’nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümleri, sanık … hakkında belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmü katılan kurum vekili tarafından, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ise sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Soruşturma esnasında vefat eden … ‘ın daha önce … isimli kişi ile evli olduğu, çocuklarının olmaması nedeniyle ayrıldıkları, bunun üzerine … ‘ın sanık … ile yaşamaya başladığı, …’ın nüfus cüzdanının … ‘ın evinde kaldığı, …’ın 1992 yılında vefat etmesine rağmen bu durumun Nüfus Müdürlüğü’ne bildirilmediği, 07/05/2004 tarihinde sanık …’nin …’ın kimlik bilgilerini kullanarak nüfus cüzdan talep belgesi doldurduğu, bu talep belgesinin o tarihte köy muhtarı olan sanık …’e götürdüğü, sanık …’in de nüfus cüzdan talep belgesini imzaladığı ve mühürlediği, bu şekilde düzenlenen nüfus cüzdan talep belgesi ile sanık …’nin 07/05/2004 tarihinde nüfus müdürlüğüne giderek … adına nüfus cüzdanı aldığı, daha önceden sanık …’nin herhangi bir şekilde nüfus kaydının olmadığı, bu şekilde almış olduğu … adına düzenlenen nüfus cüzdanına sanık …’nin fotoğrafının olduğu, bu tarihten sonra sanık …’nin … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile hayatını idame ettirdiği, ayrıca sanık …’ın … adına Yeşilkart çıkarılması için Yeşilkart başvuru ve bilgi formunun 01/03/2004 tarihinde düzenlediği, formda …’ın yaşadığının beyan edildiği, bu formun o tarihte köy muhtarı olan sanık …’ün imzaladığı ve mühürlediği, daha sonra sanık …’nin düzenlenen başvuru ve bilgi forumunu kullanarak 12/07/2004 tarihinde sağlık karnesi düzenlettiği ve bu sağlık karnesini kullanmaya başladığı, sanık …’nin 01/05/2007 tarihinden itibaren … adına yaşlılık aylığı almaya başladığı ve Aralık 2009 tarihine kadar sanık yaşlılık aylığı aldığı, ihbar üzerine olayın ortaya çıkması sonucunda sanık …’nin nüfus kaydının bulunmadığının anlaşılması üzerine, 15/02/2012 tarihinde sanık …’nin … soyismini alarak nüfusa tescil ettirildiği, sanıkların bu surette nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1) Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik olarak, sanık … müdafiinin temyiz başvurusu ile sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine, sanık … hakkında belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmüne ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak, katılan kurum vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde;
a) Sanık …’nin yokluğunda verilen 14/11/2013 tarihli mahkumiyet hükmünün, 05/12/2013 tarihinde sanığın MERNİS adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık … müdafiinin de yasal süresi geçtikten sonra 07/01/2014 tarihinde temyiz inceleme başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla;
b) Sanıklar … ve …’ün üzerine atılı görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen …’nün, bu suçlar yönünden davaya katılma ve bu suçlara ilişkin hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen ve hukuken geçerli olmayan katılma kararının hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla,
Vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
2) Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, katılan kurum vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın tüm aşamalarda “suçlamaları kabul etmediğine, kendisinin okuma yazması olmaması nedeni ile eşi olan … ‘ın yönlendirmesi ile hareket ettiğine” yönelik istikrarlı savunmaları, bu savunmaları doğrular içerikte soruşturma aşamasında şüpheli sıfatı ile savunmaları alınan … ‘ın “suça konu eylemleri sanık …’nin bilgisi olmadan yaptığına, sanık …’nin de elindeki belgelerde kendi resimleri olduğunu görmesi nedeni ile buna inandığına” ilişkin aksi ispatlanamayan beyanları karşısında, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediği gözetilmeden, sanık hakkında beraat hükmü yerine yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü verilmesi
Kabule göre de;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.