YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1727
KARAR NO : 2017/4645
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2014/764-2015/859 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Hipertek şirketinde %45 hissesi bulunduğunu, müşterek müdür olarak görev yaptıklarını, şirketin medikal cihaz üretiminde faaliyette bulunduğunu, ortaklar arasında güvensizlik ve husumetin başladığını ve bulunduğunu, diğer ortakların gayri resmi faaliyetler içerisinde bulunduğunu, bu kapsamda şirkette idare ve denetleme haklarının ellerinden alındığının, şirketin işleyişinin kilitlendiğini, bu şekilde çalışılması halinde zarar etme tehlikesi ile karşı karşıya olunduğunu, sorunu çözme çabalarının sonuçlanmadığını belirterek yargılama aşamasında kayyum atanması talebi ile birlikte şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirketinin mevcut durumunu gerçeğe aykırı olarak kötü göstermeye çalıştığını, kendilerinin şirketin %55 hissesine sahip olduğunu, husumetin şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, şirketin davacının kendi kusur ve faaliyetleri sebebi ile zarara girdiğini, davacının şirketin müdürlük sıfatını kullanarak şirket içini boşalttığı ve kendi mal varlığına aktardığını, özellikle senti makine vasıtası ile şirketin parasının eşine ait şirkete aktardığını, muhasebe kayıtları itibari ile 2.000.000,00 TL parayı kendi hesabına aktardığını bununda bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının haklı sebep olarak sunduğu hususların davacıdan kaynaklandığı gerekçesiyle Hipertek yönünden davanın esastan reddine, konusu ve niteliği itibariyle şirketin feshi davasının şirket ortaklarına karşı açılamayacağı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.