YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1649
KARAR NO : 2017/4733
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2016 tarih ve 2016/209-2016/902 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av…. , asıl davada davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili şirketin de ortakları arasında bulunduğu anonim şirketin 27.02.2012 tarihli genel kurul toplantısında hukuka aykırı olarak tasfiye kararı alındığını ve şirketin sicilden terkin edildiğini, oysa müvekkilince söz konusu tasfiye kararının iptali için açılan dava ile birlikte yine şirkete karşı müvekkilince açılan iki ayrı davanın daha derdest olduğunu, şirket hakkındaki derdest davalar sonuçlanmadan sicilden terkin edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, davacının ihyası talep edilen şirketin alacaklısı değil ortağı olduğunu, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen davaların şirketin ihyasını gerektirmediğini, davacının kötü niyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirkete karşı açılmış olan derdest davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin sicilden terkin edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, kararır ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memuru vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı tasfiye memurundan alınmasına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı ile birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.