Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22737 E. 2017/14623 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22737
KARAR NO : 2017/14623
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.01.2014-19.11.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde iş geliştirme ve satış müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesini, işe iade edilmemesi halinde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın tespitini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde iş geliştirme ve satış müdürü olarak aylık 9.000,00 TL ücretle çalıştığını, işveren vekili/yardımcısı/temsilcisi durumunda olduğundan iş güvencesi hükümlerinin uygulanamayacağını, davacının iş akdinin İş Kanununun 25/II. maddesine göre feshedildiğini, feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, aylık net 9.000,00 TL üzerinden iş geliştirme ve satış müdür sıfatıyla davalı işyerinde çalışan davacının imza sirküleri ve ticaret sicil gazetesine göre 3.derece imza yetkisinin bulunduğu, parasal değeri 50.000,00 TL ye kadar olan tüm iş ve işlemlerde 3.derece imza yetkisine haiz 2 kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, bu yönüyle davacının işvereni temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, işveren vekili sıfatı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.

İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardım­cıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yar­dımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belir­telim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacının davalı iş yerinde iş geliştirme ve satış müdürü unvanı ile çalıştığı, 20.11.2015 noter tasdik tarihli davalı şirket imza sirkülerinin incelenmesinde; “parasal değeri 50.000,00 TL veya bu meblağın işlem tarihindeki döviz miktarının altında kalan tüm iş ve işlemlerde 3.derece imza yetkisini haiz 2 kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, davacının 3. derece imza yetkisini haiz olduğu, bu nedenle davacının imza yetkisinin sınırlı olduğu ve işletme düzeyinde olan davalı işverenliğin bütününü sevk ve idare eden konumunda olmayıp, işveren vekili olmaması nedeni ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanacaktır.
Mahkemece davanın esasına girilerek, feshin haklı nedene dayanıp- dayanmadığı yönünden tarafların bildirdiği deliller toplandıktan sonra bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, iş güvencesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.