YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14508
KARAR NO : 2017/11014
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi gereğince: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı vergiler dahil cezasız miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir.
Sanığın soruşturma aşamasında 08.04.2014 tarihinde alınan ifadesinde, suç tarihini de kapsar şekilde elektrik aboneliği … adına kayıtlı olan suça konu adreste yaklaşık bir yıldır ikamet ettiğini, sorgusunda da elektriğin kesilmesi nedeniyle kurum zararını 29.05.2014 tarihinde ödediğini beyan ederek buna ilişkin fatura ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.