YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8202
KARAR NO : 2017/6243
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2013/634-2015/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vasisi bulunduğu …’ın velisi … tarafından … … Şubesinde 18.09.1981 tarihinde vadeli tasarruf mevduat hesabı açıldığını, aynı tarihte hesaba 10.000 TL yatırıldığı, yine … … Şubesinde … adına 24.09.1982 tarihinde vadeli tasarruf mevduat hesabı açıldığını ve hesaba 15.000 TL para yatırıldığını, hesapların zaman zaman hareket gördüğünü, mevduat hakkında bilgi alamadıklarını ileri sürerek hesaplardaki 15.000 TL’nin ve 10.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımının ergin olmayanlar açısından kişinin ergin olmasından itibaren başlayacağı, davacının 16/01/1995 tarihinde ergin olduğu, kısıtlılık kararının davacının ergin olmasından 18 yıl geçtikten sonra alındığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak ilanı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir” şeklinde düzenlenmiştir. Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlıdır. Bu yönde bir uygulama yapılmadan banka nezdindeki haklar ve alacaklar kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Bankada bulunan mevduatın davacı tarafından istenip ödenmemesi üzerine zamanaşımının başlayacağının kabulü gerekmektedir. Buna göre mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.