YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6986
KARAR NO : 2017/18353
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kademe ve derece tespiti, kıdem tazminatı farkı, ayrımcılık tazminatı ile yıpranma prim farkı alacağı, yasal ilave tediye alacağı, akdi ilave tediye alacağı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı, … Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici/mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu dönemde her yıl yeni bir geçici/mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını ve yıl sonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte daimi/kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek tüm hizmet süresine göre belirlenecek kademe ve derece tespiti ile ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı, kıdem tazminatı farkı, yıpranma prim farkı alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı İl Özel İdaresi vekili, davacının derece ve intibakının yasa ve … hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapıldığını, taleplerinin haksız olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 2011/2013 dönemini kapsayan … hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava devam ederken … İl Özel İdaresi’nin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeni ile dava kendisine teşmil edilen … Büyükşehir Belediyesi vekili, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, 6360 sayılı Yasa’nın 3/2.maddesine göre kapatılan il özel idaresinin taraf olduğu davaların il özel idaresinin yetki, görev, taşınmaz veya personelinin devredildiği kuruma ait olduğunu, zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekili davasını açıkça ve ayrıca belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası olarak açmamış, aksine mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi de dikkate alınmak sureti ile derece ve kademesinin tespitine ve buna bağlı olarak bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, alacaklarının bir kısmını dava konusu etmiştir. Görüldüğü üzere dava, kısmi dava olarak açılmıştır. Davacı vekilinin sonradan davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmesi sonucu değiştirmez. Kaldı ki belirsiz alacak davasının bir türü olan külli tespit kısmi eda davasında da faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması kısmi davadaki gibidir. Hal böyle olunca mahkemece davacı vekilinden her bir alacak için ne miktar talepte bulunduğu hususu açıklattırılarak alacakların ıslah ile istenen kısımlarına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslah ile istenen alacaklara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsiz olmuştur.
3-Davalı vekili tarafından süresinde ve açıkça ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen, ıslaha karşı zamanaşımı def’i değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
4-Yasal ilave tediye alacağına yasal faiz ve …’ten kaynaklanan akdi ilave tediye alacağına yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi yerine yanılgılı değerlendirme ile her iki alacak için en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
5-Davacı vekili, dava dilekçesinde ayrıştırma yapmaksızın tüm alacakları için toplam 1.000,00 TL talep te bulunmuş, 30.05.2014 tarihinde bilirkişi ek raporundaki hesaplamalara göre yıllık ücretli izin alacağı haricindeki hesaplanan diğer alacaklar için toplam miktar bakımından ilk kısmi miktarı ıslah sureti ile attırmıştır. Daha sonra 02.03.2015 tarihli celsede harcını da yatırmak suretiyle yıllık izin ücreti yönünden davasını ıslah ettiğini beyan etmiş ve Mahkemece davacının bu ikinci ıslah beyanına itibarla hüküm kurulmuştur. Ancak alacaklar gerek kısmi davada ve gerekse ıslah dilekçesinde ayrıştırılmadığından ve ıslah ile arttırma dilekçesinde arttırılan alacak içinde yıllık izin alacağı da olduğundan celsede yıllık ücretli izin alacağının arttırılması artık ikinci ıslah niteliğindedir. İkinci ıslah ise olanaklı değildir. Mahkemece ikinci ıslaha değer verilerek hüküm kurulması ayrı bir bozma nedenidir.
Bu nedenle yıllık izin ücreti sadece kısmi davada ayrıştırılarak belirlenen miktar olarak hüküm altına alınmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.