YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7193
KARAR NO : 2017/16229
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davaya konu, 263 ada 27 parsel sayılı taşınmaz maliki, ….): …. kimliği ve adresinin tespit edilemediğini açıklayarak, …’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından, 3561 sayılı Yasa gereği, kayıt malikine, İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; kayıt malikinin nüfus bilgilerine ulaşıldığı, nüfus bilgilerine ulaşılan…. ile kayıt maliki….’ın aynı kişiler olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dava; 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/4. maddesinde, kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de, yargı harçlarının müstesna olunan haller kapsamına dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır (Y.H.G…..’nun 08.06.2011 gün ve 2011/3-243-392 sayılı kararı). Bu nedenle, … vekilinin, bu tür davalarda harç alınmaması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı … vekilinin, kararın esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu 263 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, ….., adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Tapu kaydında adı geçen … ile nüfus kaydı getirtilen ….dosya kapsamı belgelere göre, aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp, tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır. Tapu kaydında kayıt maliki …. yer almazken, nüfus kaydında soyadı Kıbır olarak geçmektedir.
Hal böyle olunca, davacı …’nin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, harca yönelen temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMKnun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.