Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/21141 E. 2017/8499 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21141
KARAR NO : 2017/8499
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 05.03.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sonucu ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
(1.3.1987-31.12.1993), (1.1.1994-30.9.2006) vergi, (27.3.1987-30.9.2006) oda kaydı bulunan davacının 28.4.2006 varide tarihli giriş bildirgesine istinaden … Bağ-Kur numarası ile 4.10.2000 tarihinden itibaren tescilinin yapıldığı, aynı zamanda 05.03.1987 tarihli … Bağ-Kur numaralı işe giriş bildirgesi kuruma intikal etmemiş ise de kurumun kabulünde olan ve daha sonra … sicil nolu bağkur dosyasına aktarılan 27.03.1987-15.04.1992 tarihleri arası 15 adet … Bağ-Kur numarası üzerinden prim ödemeleri bulunan davacı tarafından, 05.03.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalının tespitini talep etmiş Mahkemece, infazında tereddüt oluşturacak şekilde ödenen primlerle sınırlı olmak üzere 5.3.1987-15.04.1992 tarihleri arası dönem yönünden bağkur sigortalılığının tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Bağkur sigortalılığının tespitine karar verilen döneme ilişkin prim borçlarının kurumca her zaman tahsilinin mümkün bulunması karşısında, Mahkemece, 5.3.1987-15.4.1992 tarihleri arası ödenen primlerle sınırlı olacak ve infazında tereddüt oluşturacak şekilde bağkur sıgortalılığının tespitine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Yukarıda, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak hükümde, kabul edilen infaza elverişli sigortalılık süresi belirlenerek karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.