YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31827
KARAR NO : 2017/22751
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davanın reddine dair verilen karar, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 30/10/2014 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında, öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davacının çalışma süresi ve aylık ücret miktarı noktasındadır.
Somut olayda, uyulmasına karar verilen bozma ilamında, davacı ile davalı şirket arasında, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, belirsiz süreli iş sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının çalışma süresi, davacı tanıkları anlatımlarına dayanılarak belirlenmiş ise de, tanıkların bordro tanığı olup olmadıkları dosya kapsamından anlaşılamamakta olup, davacının çalışma süresini bilmeleri muhtemel süre noktasında bir denetleme yapılamamaktadır. Diğer taraftan davacı taraf delilleri arasında, hava üssüne giriş çıkış kayıtlarına da dayanmış olup, mahkemece, dava dışı ilgili makamdan söz konusu kayıtlar istenilmemiştir. Bu halde eksik inceleme ve araştırmayla çalışma süresinin belirlenmesi hatalı olmuştur.
Anılan sebeple, öncelikle, davacı tarafın hizmet tespit davası açıp açmadığı araştırılmalı, açılmış bir hizmet tespiti davası bulunması halinde, söz konusu davanın neticelenmesi bekletici mesele yapılmalıdır. Hizmet tespit davası açılmamış olması halinde ise; davacı tarafın delilleri arasında gösterdiği, hava üssüne giriş çıkış kayıtları dava dışı ilgili makamdan celp edilerek incelenmelidir. Davacı tanıklarının, davacının çalışma süresini bilmeleri muhtemel süre noktasında da, tanıkların hizmet döküm cetvelleri celp edilerek incelenmeli ve tanık beyanları bir denetlemeye tabi tutulmalıdır.
Ayrıca, davacının aylık ücret miktarı noktasında, bilgisi olması muhtemel tanıkların bilgi ve görgülerinin sorulmadan bir sonuca gidilmesi de yerinde değildir.
Diğer taraftan, dava kısmi dava türünde açılmış ve bozma ilamından sonra devam edilen yargılamada, ıslah yoluyla talep edilen değerler yükseltilmiştir. Mahkemece ıslahın geçerli olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 06/05/2016 tarihli 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, ıslah geçersiz kabul edilmelidir. Aksi yönde kanaat ile ıslaha göre hüküm tesis edilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.