Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4145 E. 2017/14800 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4145
KARAR NO : 2017/14800
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir. Öte yandan; davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; davacı alacaklı, 10/07/2007 başlangıç tarihli ve belirsiz süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 23/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Nisan ayı ila Ekim ayı arasına ait toplam 4.200,00 TL kira ve 281,82 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir.
Takip dayanağı kira sözleşmesinde kiraya veren …. olup takip kiraya veren olmayan alacaklı Fazlı Demir adına vasisi … tarafından başlatılmıştır. Öncelikle, dosya içerisinde Vesayet Mahkemesince verilmiş vasi atama kararı ile vesayet Mahkemesince icra takibi başlatılması ve dava açılmasına yönelik vasiye yetki verildiğine ilişkin Mahkeme kararı bulunmamakta olup, Mahkemece anılan kararların dosyaya kazandırılması gerekmektedir.
Öte yandan, taraf ehliyeti dava şartı olup yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Kiralanan taşınmaz paylı mülkiyete konu ise her bir paydaş sadece kendi payına düşen alacağı talep edebilir. Elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların birlikte icra takibi başlatmaları gerekir. Bu durumda davacı alacaklının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kiraya verenin vefat emiş olması halinde mirasçılık belgesi ve her halde kiralanan taşınmaza ait tapu kaydı dosyaya kazandırılarak, davacı alacaklının taraf ehliyeti araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.