YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15564
KARAR NO : 2017/14992
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulü karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ……vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen dosyada davacı 3.kişi vekili, haczedilen menkul malların müvekkili banka adına tesis edilen ipoteğin teferruatında yer aldığını, mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, hacze konu menkullerin davacı bankanın ipotek koyduğu taşınmazın teferruatı niteliğinde olduğu ve bankanın kredi teminatını oluşturduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı ile vekalet ücreti yönünden davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre; borçlu …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.12.2013 tarih 2012 /180 Esas, 2013/347 karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde Yargıtay 23.Hukuk Dairesi’nin 22.04.2015 gün 2015/ 2093 Esas, 2015/ 2839 karar sayılı ilamı ile borçlunun iflasına ilişin kararın onandığı, Yargıtay ….. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2017 gün 2015/7289 Esas, 2017/ 1177 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme itirazlarının reddine karar verildiği görülmekle iflas kararının 19.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK’nun 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel Mahkeme hükmünün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428.maddeleri gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı 3.kişinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.