YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9497
KARAR NO : 2017/13243
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takibe dayanak ilamda taşınmazın aynının tartışıldığını, bu nedenle kesinleşmeden takibe konu yapılamayacağını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, çekişmeye konu taşınmaz ile ilgili takip borçlusu tarafından ayrı bir tapu iptal ve tescil davası açıldığı, taşınmazın aynının bu nedenle çekişmeli olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm, alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, İİK’nun 41.maddesi yollamasıyla İİK’nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.),
Mahkümiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi),
Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),
Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde),
Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ),
Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. Madde),
İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1, )
Somut olayda, takibe konu …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.09.2014 tarih ve 2013/599 esas 2014/492 sayılı kararı ile davalının taşınmaza vaki el atmasının önlenmesine karar verilmiştir. Bu hali ile ilam taşınmazın aynı ile ilgili, kayıt ve sicillerde
değişiklik yaratacak hüküm içermemektedir. Anılan madde kapsamında kalmadığından, icrası için kesinleşmesi şartı bulunmamaktadır.
Öte yandan, borçlu tarafından ayrı bir dava olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında meni müdahale ilamının infazı için yapılan takibin durdurulması yönünde tedbir kararı getirilmediği sürece takibin devamına karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu durumda, Mahkemece, takip konusu ilamda mülkiyet tartışması bulunmadığı, tartışmanın dayanak ilamdan ayrı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında yapıldığı nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi yerine kabulü ile takibin iptaline hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.