Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8687 E. 2017/6351 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8687
KARAR NO : 2017/6351
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2016 tarih ve 2014/1000-2016/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kurum arasında posta gönderilerinin ayırım ve dağıtımı, koli, kargo işlenmesi, sevki, kabulü, işi için davalı kurum ile 3 ayrı sözleşme yapıldığı, müvekkilinin ihaleye girdiği tarihteki geçerli olan asgari ücret üzerinden hesaplama yaparak teklifini oluşturduğunu, sözleşmelerde asgari ücretteki artıştan kaynaklanan fiyat farkının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu konudaki mevzuat hükümlerine rağmen davalı idarenin hak edişlerini eksik ödediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereğince yapılan hesaplamaya göre davalının 4.590,21 TL eksik ödeme yaptığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 4.590,21 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler nedeniyle eksik ödenen alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nin 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK’nin 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK’nin 5/3. maddesi “asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemi ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri görevlidir. Dava şartı olan görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.