YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35065
KARAR NO : 2017/15401
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davacının 28/07/2010 tarihinden 06/08/2015 tarihine kadar en son net 1.250,00 TL ücret ile davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığını, davalı işverenin güvenlik hizmeti verdiği …’nin … Bank’a satılması ile iş kaybı nedeniyle bir kısım personelin işine son verdiğini, davacının iş akdinin 06/08/2015 tarihli fesih bildirmi ile hukuka aykırı olarak sonlandırılarak aynı tarihte fesih bildiriminin davacıya elden tebliğ edildiğini, iş akdi 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b bendi gereğince feshedilen, davacının iş akdinin feshine gerekçe gösterilen eylemin tarihi 27/07/2015 olduğu halde iş akdinin 06/08/2015 tarihinde gerçekleştiğini, davalı işverenin eylemden dolayı hak düşürücü süre geçtikten sonra yapmış olduğu feshin geçersiz olduğunu, iş akdine gerekçe gösterilen olayın da gerçeği yansıtmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine, tazminatların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 28/07/2010-06/08/2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışan iş akdi 05/08/2015 tarihinde davalı şirket yetkilisi …’e sinkaflı ifadeler kullanarak ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı tutum ve davranışları nedeniyle 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b bendi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının … süresi boyunca iş ve işleyici olumsuz etkileyen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı tutum ve davranışlarda bulunduğunu, feshin hak düşürücü süre içerisinde yapıldığını, feshe ilişkin yasal sürenin, işverenin tüzel kişi olması halinde fesih sebebinin yetkili mercii tarafından öğrenilmesi ile başlayacağını, feshe ilişkin olayın 31/07/2015 tarihinde İnsan kaynakları birimine iletildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, ispat külfeti üzerinde işverenin davacının iş akdini 4857 Sayılı Yasanın 25/II-b bendi gereğince haklı sebeple fesh ettiğini ispat edemediği, kaldı ki 4857 Sayılı Yasanın 19/II.Maddesi gereğince davacıdan bu konuda yazılı bir savunma da alınmadığı bu nedenle yapılan feshin haksız fesih olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir.
Diğer taraftan 4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. Madde açıkça sadece işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II numaralı bendinde sayılan haklı nedenlerle fesihte savunma alınamayacağını düzenlemiştir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi şube yetkilisine hakaret içeren sözler söylemesi nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II.b maddesi uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. Dinlenen tanık anlatımlarından para taşıma işinde gecikilmesi üzerine davacının amirinin davacıyı aradığı, davacı ile birlikte çalışan tanığın davacı ile yetkili kişinin telefonda yüksek sesle tartıştıklarını, zırhlı araç içinde olduklarından söylenenleri duymadığını beyan ettiği, davacı amiri konumunda olan yetkili kişinin de davacının gecikmeli iş yaptığını, telefon ile sen beni şikayet mi ettin diyerek küfür edip telefonu yüzüne kapattığını beyan etmiştir. Bu maddi olgulara göre hakaret ispat edilmemiş olsa bile davacının amiri ile tartıştığı, telefonu yüzüne kapattığı sabittir. Davacının bu davranışının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabittir. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.950,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 11/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.