YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2286
KARAR NO : 2017/23113
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ,iftira
HÜKÜM : Beraat
Sanığın 2010/314 esas sayılı üzerinde yargılama yapılan dosyadaki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine ilişkin hükümler o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … Telekom vekili tarafından, sanığın birleşen 2011/225 esas sayılı dosyadaki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine ilişkin hükümler o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … vekili tarafından ayrıca birleşen dosyada kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmayan iftira suçu da o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle , dosya incelenerek gereği düşünüldü;
2010/314 esas sayılı dosyada; sanığın, katılan …’ın bilgilerini taşıyan sahte kimlikle katılan … Telekom’dan abonelik sözleşmesinin aslı yada fotokopisi ele geçirilemeyen sabit hat aldığı ve ödemesini yapmayarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği, birleşen dosyada ise sanığın aynı sahte kimliği kullanıp, bu sahte isimle ciro ve tanzim edilmiş çek, bono , iade ve teminat sözleşmeleri vererek katılan …’ten işyeri devraldığı ve vadesinde ödemeleri yapmadan dükkanın içindeki malzemeleri boşaltarak kaybolup nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarını işlediği iddia edilen olaylarda;
1)Hüküm kurulmayan iftira suçu açısından o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Sanık hakkında, iftira suçundan açılan kamu davasından hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de, bu konuda zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabilmesi mümkün görüldüğünden ve temyize konu bir hüküm bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık hakkında 2010/314 esas sayılı ana dosya ve birleşen 2011/225 esas sayılı dosyada nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a)2010/314 esas sayılı dosyadaki nitelikli dolandırıcılık suçu ve birleşen 2011/225 esas sayılı dosyadaki nitelikli dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçları açısından;
Sanığın, katılan … tarafından yüzyüze kesin olarak teşhis edilmesi, sahte kimlikle devralınan bu işyerinde, aynı sahte kimlikle Türk Telekom’dan alınan sabit telefon hattının kullanılmış olması, sanığın savunmaları, adli tıp kurumu raporunun içeriği, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sahte kimlikle sabit hat alıp faturasını ödemediği ve sahte çek, bono, sözleşmelerle katılan …’e ait işyerini devraldığı ve ödeme yapmadan işyerindeki malzemeleri boşalttığı, bu şekilde katılanlardan haksız menfaat temin ederek Mehmet’e karşı TCK’nın 158/1-d-f maddelerinde düzenlenen, katılan … Telekom’a karşı ise TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği ve yine birleşen dosya açısından sanığın sahte isim kullanarak düzenlediği aslı mevcut bonoyu ve sözleşmeleri katılan …’e alışveriş nedeniyle vererek TCK’nın 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında bu suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken isabetsiz ve yetersiz gerekçelerle beraatine hükmolunması,
b)2014/314 esas sayılı dosyadaki resmi belgede sahtecilik suçu açısından ise;
Türk Telekom’a ait abonelik sözleşmesi ele geçirilmese de dosya kapsamındaki delillere ve sanığın tevilli ikrarına göre; sanığın hat alırken doldurduğu anlaşılan abonelik sözleşmesinin suç vasfı yönünden hükümden sonra özel hüküm içeren ve 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme kapsamında kaldığı gözetilmeksizin abonelik sözleşmelerinin asıllarının yada onaylı örneklerinin olmadığından bahisle sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.