Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4619 E. 2017/6375 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4619
KARAR NO : 2017/6375
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2015 tarih ve 2015/70-2015/1455 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından nakliyesi esnasında meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığını, hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın 07/04/2010 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından zamanaşımı süresi içinde icra takibi başlatıldığı, 23/08/2010 tarihinde ödeme emri düzenlenerek davalıya 01/09/2010 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02/09/2010 tarihinde verdiği dilekçe ile itiraz ettiği, alacaklı vekilinin 11/02/2011 havale tarihli dilekçesi ile borçlunun tebligata yarar adresinin tespitini ve 27/02/2014 havale tarihli dilekçe ile de dosyanın yetkili … Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesini talep ettiği, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinden sonra borçlunun tekrar borca itiraz ettiği, alacaklı vekilinin 11/02/2011 havale tarihli dilekçesinden sonra ve 27/02/2014 havale tarihli dilekçesine kadar gerek alacaklı tarafça gerekse de icra dairesince herhangi bir işlem yapılmadığı, 11/02/2011 tarihinde zamanaşımının kesildiği ve alacaklı veya icra dairesince yapılan her işlemden sonra sürenin tekrar işlemeye başlayacağı, TBK’nın 73. m. öngörülen 2 yıllık sürenin bu tarihten sonra tekrar işlemeye başladığı ve 11/02/2013 tarihinde dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece davalının eyleminin haksız fiil olarak kabulü doğru değil ise de, davacının selefi olan gönderen ile davalı arasında taşıma akti bulunması nedeniyle taşıma tarihi itibariyle de uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 767. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 1 yıl olmasına ve işbu davanın açıldığı tarih itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmuş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.