Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6132 E. 2017/15858 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6132
KARAR NO : 2017/15858
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …, babası ….. 20 yıldır kronik seyreden bipolar duygulanım bozukluğu, manik atakları ve savurgan davranışları sebebiyle eşi ve başka kişiler tarafından finansal olarak suistimal edilmemesi, malvarlığını bilinçsiz ve amaçsızca tüketmemesi için kısıtlanmasını istemiş; mahkemece, uzman heyet tarafından düzenlenen … … Kurumu rapor içeriğine göre, kısıtlı adayının mevcut durumu itibariyle hukuki ve fiili ehliyetinin tam olarak ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde kısıtlanması yerine TMK’nın 429.maddesi kapsamında fiili ehliyetinin sınırlandırılması suretiyle yasal danışman atanmasının hayatını kolaylaştıracağı ve lehine sonuçlar yaratacağı kanısına varılmakla TMK.’nın 405. maddesi gereğince kısıtlanma isteminin reddi ile TMK.’nın 429.maddesi uyarınca …’un kısmen kısıtlanmasına ve kendisine … Barosuna kayıtlı Av. …’ın yasal danışman olarak atanmasına dair verilen karar, süresi içerisinde esas yönünden kısıtlı adayı vekili, vasinin şahsı yönünden de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kısıtlı adayı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
Dosya kapsamı, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriği, mevcut deliller değerlendirilerek karar verildiği ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin vasinin şahsına itirazları incelendiğinde;
Türk Medeni Kanunu’nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir.
Somut uyuşmazlıkta vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca incelenip bu konuda aynı Kanunun 488. maddesi uyarınca kesin bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle kısıtlı adayı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davacı vekilinin vasinin şahsına yönelik itirazların (2) nolu bentte açıklanan sebepler ile mahkemesine İADESİNE, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.