YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8248
KARAR NO : 2017/14322
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; erkeğin kabul edilen davası ile kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı-davalı erkek ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-davalı erkeğin birlik görevlerini ihmal ettiği ve eşine hakaret ettiği; davalı-davacı kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve eşini tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu nazara alındığında sadakatsizlikle itham eyleminin erkeğe kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. Gerçekleşen duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın ağır kusurludur. Ağır kusurlu eş yararına tazminat ve yoksulluk nafakası verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1- 2. ve 175. maddeleri koşulları oluşmamıştır. Gerçekleşen duruma göre, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı erkeğin az kusurlu bulunduğu, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50,51,52,58) dikkate alınarak davacı-davalı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Gülsafa’ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Muammer’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.12.2017 (Salı)