Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/20696 E. 2017/22950 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20696
KARAR NO : 2017/22950
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Sanık … yönünden beraat
2-Sanık … Taşçı hakkında; TCK’nın 157/1, 168/2, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın beraatına ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından vekâlet ücreti yönünden sınırlı olarak; aynı suçtan sanık … ’nın mahkûmiyetine ilişkin hüküm ise sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … müdafinin vekâlet ücretine hasren yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi gereğince, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.800,00 TL vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” bendinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, suç tarihinde kendisini savcı olarak tanıtıp, menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.