Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13295 E. 2017/15121 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13295
KARAR NO : 2017/15121
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Borçlu kurum vekili, alacaklının kuruma başvurusu üzerine asıl alacak ve faizini ödediklerini, hesaplanan faizin fahiş olduğunu belirterek icranın geri bırakılmasına, icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kısmen kabulü ile 5.710,12 TL işlemiş faiz alacağının iptaline, takip tarihinden sonra 09/02/2015 ve 20/02/2015 tarihinde yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce mahsup edilmesine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HGK’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle, İcra Mahkemesi’nce ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez.
İcra takibinin dayanağı … 4. İş Mahkemesi’nin 27.10.2014 tarih 2012/493 Esas 2014/888 Karar sayılı ilamında ‘‘…53.264,62 TL maaş alacağının, maaşların tahakkuk ettiği her bir ay için ait olduğu ay itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine’’ karar verilmiştir. 08.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda aylara göre dağıtım listesinin ilamda yazılı olmadığı, borçlu … tarafından dosyaya sunulan dökümlerden faydalanılarak alacağın aylara göre dağılımına dair dökümlerin çıkarıldığı ve buna göre hesap yapıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında tahsiline karar verilen 53.264,62 TL maaş alacağına işleyecek yasal faizin başlangıç tarihleri açık ve net olarak ilamın hüküm fıkrasında gösterilmemiştir. Bu durumda ilamda uygulanacak faiz yönünden infazı kabil hüküm bulunmadığından karar tarihinden itibaren yasal faiz hesaplaması yapılabilir. İcra Mahkemesi’nce başvurunun bu doğrultuda değerlendirilip sonuçlandırılması gerekirken belirtilen kurala uygun olmayan inceleme sonucuna göre karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’ nun 366 ve 6100 HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’ nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.