YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3025
KARAR NO : 2017/15726
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Soybağının Reddi, Babalığın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … ve karşı taraftan davacı … Gence ile vekili Avukat …..ve nüfus müdürlüğü temsilcisi geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
… A R A R
1-Dava, yargılama sırasında Cumhuriyet savcısına usulüne uygun olarak ihbar edilmediğinden; hükmün, Cumhuriyet savcısına tebliği zorunludur. Cumhuriyet savcısına yapılacak tebligatın usulü 7201 sayılı Tebligat Kanununun 43’ncü ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 65’nci maddesinde gösterilmiştir. Buna göre “Cumhuriyet savcılığına yapılacak tebligat, tebliğ olunacak varaka aslının kendisine gösterilmesi suretiyle olur. Bu tebliğ bir mehile başlangıç olacaksa, Cumhuriyet savcısı, gösterildiği günü, varakanın aslına işaret ve imza eder.” Tebligatın gösterilen usule göre yapılması, geçerlilik koşuludur. Bu bakımdan Cumhuriyet savcısına gösterilen usulde tebligatın yapılması zorunludur. Bu şekilde yapılmayan tebligat usulsüzdür. Bu sebeple, mahkeme kararı ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin Cumhuriyet savcılığına “görüldü” için gönderilmesi, Cumhuriyet savcısının karar ve temyiz dilekçesi üzerine “görüldü” açıklamasını verdikten sonra adı, soyadı ve sicil numarasını yazıp, görüldüğü tarihi yazması ve onun yönünden de temyiz süresinin beklenmesinden,
2- Davalılar …..gerekçeli karar ile temyiz dilekçesi adı geçenlere ……. adresinde “aynı konutta birlikte oturan” kaydı ile tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin işyeri adresi olduğu, adı geçenlerin yurt içi adreslerinin davacının yerleşim yeri adresi olan “……, davaya verdikleri cevap dilekçesinde ise adres olarak “”G….adresini gösterdikleri anlaşılmakla adı geçenlere yapılan tebligat usulsüzdür.
Davalılar ….. mahkeme kararının, cevap dilekçesinde belirttikleri yurt dışı adresine yöntemine uygun tebliği ile adı geçenler yönünden de temyiz süresinin beklenmesinden,
3-Dava, soybağının reddi ve babalığın tespiti davası olup, davacı tarafından davayı açıp takip eden Av. …’a verilen vekaletname genel nitelikte olup soybağının reddi ve babalık davası için özel yetki içermediği anlaşılmıştır.
Soybağının reddi ve babalık davası, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Davanın vekil eliyle açıldığı hallerde, vekile bu konuda özel yetki verilmiş olması gerektiğinden (HMK.m.74), davacı adına soybağının reddi ve babalığın tespiti başvurusunda bulunan Av. …’ın vekaletnamesindeki bu husustaki eksikliğin tamamlanması için uygun süre verilmesi veya asilin yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmesinden,
4/a-Davacı …’in vukuatlı aile nüfus kayıt örneği ile nüfusa tesciline dayanak doğum tutanağının,
b-Kayden anne-baba ….21.02.1979 tarih ve 1979/54 sayılı boşanmalarına konu evlilik tarihinin, ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmesinden,
5-Kayden anne-baba …….boşanmalarına dair … 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.1979 tarih ve 1979/54 Karar sayılı dosyanın dosya içerisine alınmasından, sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.