YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4100
KARAR NO : 2017/13761
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.03.2011 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.07.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 950,00 TL’den 2015 yılı Mart ayından Temmuz ayına kadarki kira alacağı 4.750,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 27.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 03.09.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrinin asile tebliği gerekirken, vekile tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin kira sözleşmesine istinaden kira borçlarını ödemiş olduğunu, taraflar arasındaki mutabakata göre 2014-2015 dönemi aylık kira bedelinin 700 TL olduğunu, TBK’daki hükme göre kira bedelinin ….oranında artırılması gerektiğini, buna göre de 2015 yılı kira bedelinin %8,79 artış ile 761,53 TL olması gerektiğini, buna göre de alacaklının takibe konu dönem kira alacağının 3.807,65 TL olduğunu, müvekkilinin kira bedellerini yatırdığı banka hesap kayıtları incelendiğinde ise ödenmediği iddia edilen aylara ilişkin toplam 3.900 TL kira bedeli ödemiş olduğunun görüleceğini ileri sürerek borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kira sözleşmesine bir itirazının olmadığı ve borcun ödemesi yönünden belge sunmadığı, hali hazırda mecurda oturduğu anlaşılmakla, İİK.nun 269/c maddesi dikkate alınarak talep edilen Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ilişkin kiraların muaccel olduğu dikkate alınarak, itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, ayrıca temerrüde düşen davalının İİK.nun 269/a maddesi gereğince davacıya ait kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.03.2011 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar 6. maddesi ile “Kiracı kontrat bitiminde kira rayiç bedelinin yıllık ….. ortalaması oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Her ne kadar davalı borçlu ödeme belgesi getirmemiş ise de, itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça kira miktarına itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.nun 344. maddesi hükmü de gözetilerek ….artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultusunda aylık kira bedelinin ve kira artış farkının belirlenerek, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken, takipte belirtilen miktarın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.