YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5266
KARAR NO : 2017/13213
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.12.2007 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 28.05.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 7.000,00 TL’den 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs ayları kira alacağı 21.000,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 02.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, borçlu takibe itiraz etmediği gibi 30 günlük yasal süre içerisinde takip konusu kira borcunu da ödemediği, bu nedenle temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 01.12.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği, borçlunun itirazının bulunmadığı, davalı borçlunun kira bedeli olarak 22.10.2015 tarihinde 15.500 TL, 23.12.2015 tarihinde 12.000 TL yatırmasına rağmen bu ödemenin yasal 30 günlük süre içerisinde olmaması nedeniyle davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından tahliye talebinin kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Mahkemece kira bedellerinin 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmediğinden bahisle davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş ise de, davacı vekili 15.02.2016 tarihli dilekçesi ile; dava konusu taşınmaz kiracısının kira borcunun tamamını ödeyerek müvekkil idareden kiracılığının devamını talep ettiğini, müvekkil idare tarafından da 31.12.2015 tarih ve 293 nolu komisyon kararıyla davalı şirketin 2016 yılında da kiracılığının devamına karar verildiğini, bu karar gereğince iş bu davanın konusuz kaldığını bildirerek konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmek üzere dilekçelerinin Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin kararın temyizinden sonra dosyaya sunduğu 15.02.2016 tarihli dilekçesi değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.