Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3019 E. 2017/15724 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3019
KARAR NO : 2017/15724
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
İ
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, …’ın kısıtlanmasına karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi kısıtlanmasına karar verilen Mustafa vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden kısıtlanması istenilen … ve vekili Avukat Rehber Koldaş ve karşı taraftan ihbar eden vekili Avukat Mehmet Fatih Alptekin geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR
İhbar dilekçesinde, …’ın durumunun TMK 405. maddesine göre değerlendirilip kendisine vasi atanması ve üzerindeki vasilik görevlerinin kaldırılması istenilmiş; mahkemece, kısıtlanması istenilen Mustafa’nın akıl sağlığı yönünden alınan kurul raporu doğrultunda kısıtlamasına dair verilen karar, kısıtlanması istenilen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi kapsamında kalan, akıl sağlığı sebebine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Türk Yargı sistemine göre, hâkim kendiliğinden bir davayı inceleyip, uyuşmazlığı çözemez.(HMK. m.24) Taraflarca ileri sürülmemiş bir delile de kendiliğinden başvuramaz.(HMK.m.25) Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da hâkim tarafların istekleriyle bağlı tutulmuştur. (HMK. m. 26) Genel kural bu olmakla birlikte, kanunlarımızda hakimin re’sen başka bir ifade ile doğrudan doğruya araştırma yapabileceği hallere de yer verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan sebebe dayanan vesayete ilişkin davalar bunlardandır. Bu davalar re’sen yürütülür ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerlidir. İlgilinin isteği olup olmadığına bakmaksızın hakim kendiliğinden gerekli gördüğü bütün delillere başvurabilir.
Dosyada bulunan,… Devlet Hastanesince vasi tayini yönünden kesin kanaat için sevk işlemi sonucu ……Başkanlığı’nca 25.02.2016-08.03.2016 tarihleri arasında yatırılarak yapılan gözlemler sonucu vasi tayinini gerektiren herhangi bir psikopatolojiye

rastlanmadığına dair 08.03.2016 tarihli raporu ile hükme esas alınan 21.03.2016 tarihli… Devlet Hastanesinin sanrısal bozukluk tanısıyla vasi atanması gerektiği bildirilen kısıtlanması istenilen …’a ait rapor arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için; mahkemece, dosyadaki daha önce alınmış olan raporlar da eklenerek 2659 sayılı … Kanununun 19/2/2003 tarih ve 4810 sayılı Kanunun 15 maddesi ile değişik 16.maddesi gereği ilgilinin … Kurumu … Dördüncü İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesi yaptırılıp Türk Medeni Kanunu’nun 405.maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda Kurul raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasında çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HUMKnın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.