Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39285 E. 2017/23636 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39285
KARAR NO : 2017/23636
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 21/06/2016 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, bozmadan önceki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftalık dokuz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Bozma ilamında, fazla çalışma süresinin belirlenmesi bakımından, öncelikle davalı tarafça sunulan deftere itibar edilip edilemeyeceği meselesinin çözümü gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bahsi geçen deftere itibar edilmemesi isabetlidir. Ancak, fazla çalışma süresi, bozmadan önceki hükümden farklı olarak, bozmadan sonraki hükümde haftalık onsekiz saat kabul edilmiştir.
Öncelikle, haftalık onsekiz saat fazla çalışma yapıldığına ilişkin kabul, dosya kapsamına göre yerinde değildir. Diğer taraftan, yukarıda da açıklandığı üzere, bozmadan önceki 24/02/2015 tarihli hükümde, haftalık dokuz saat fazla çalışma süresi olduğu esas alınmıştır. Davacı vekilinin, 24/02/2015 tarihli hükme ilişkin temyiz dilekçesinde, sadece zamanaşımı ve faiz yönlerine ilişkin temyiz itirazları ileri sürülmüş olup, haftalık dokuz saat fazla çalışma süresi kabulüne karşı bir temyiz itirazı ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla, davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği açıktır.

Anılan sebeplerle, dosya kapsamıyla birlikte usulü kazanılmış hak ilkesi nazara alındığında, haftalık dokuz saat üzerinden, fazla çalışma ücreti hesaplanmalı ve ardından takdiri indirim de yapılmak suretiyle sonuca gidilmelidir. Ayrıca, fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında, izin sürelerinin hesaptan dışlanması gerekliliği de gözardı edilmemelidir.
Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.