YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13408
KARAR NO : 2017/16173
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 2009-2010 sezonunda basketbol oyuncusu olarak çalıştığını, bu dönemden 1 aylık maaşının 5.000,00 TL, 2010-2011 sezonunda klübün genel menajeri olarak çalıştığını, 7 aylık maaşının toplamı 70.000,00 TL olduğunu, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek 75.000,00 TL ücret alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, maaş yazısının davacının bankadan kredi alması için davalının eski sporcusu olması, gönüllü olarak görev yapması nedeni ile verilen bir belge olduğunu, davacının 7 aylık maaşını alamadığını ileri sürmesinin 4 aylık maaşını aldığını belirttiği anlamına geldiğini, aylık 10.000,00 TL üzerinden maaş aldığına dair banka dekontu ve benzeri ile ispatlayamadığını, davacının menajer olarak çalışmasının gönüllü olup kendisi ile ücret kararlaştırılmadığını, davalının yapısı gereği amatör bir şekilde varlığını sürdürdüğünü, … öğrencileri ve öğretim görevlileri tarafından kurulduğunu, davalının çok prestijli olup ve fakat zamanla basketbolun endüstrileşmesi nedeni ile davalının maddi olarak ayak uydurması olanaksız hale geldiğinden davalının artık 1. ligde olmadığını, maliyeti düşük ve yetenekli oyuncular ile devam ettiğini ama davalı bir basketbol ekolü olduğundan daha düşük ücret vermesine rağmen tercih edildiğini, ayrıca yıldız basketçiler kariyerlerinin sonuna geldiklerinde hem davalıya destek vermek hem deneyimlerini genç oyunculara aktarmak için davalıda oynadıklarını, basket takımının tamamına yakınının aylık 700,00 -800,00 TL ücretle çalıştığını, tabi ki prim ve sosyal hakların ödendiğini ama hiç birine 10.000,00 TL maaş varilmediğii, basketbolda menajerin görevinin, futboldakinden farklı olarak sadece idari olduğunu, davacının basket oyuncusu olarak 5.000,00 TL aldığını iddia ederken sadece idari bir görev olan menajerlik için 10.000,00 TL ücret aldığını iddia etemesinin mantıktan uzak olduğunu, menajerin basket oyuncusundan fahiş derecede fazla ücret almasının mümkün olmadığını, menajerlik görevini yapanlara “sosyal yardım” adı altında cüz’i miktarda para ödense de çalışanların davalının misyonu gereği menajerlik gibi idari görevde çalışanların gönüllü olarak çalıştıklarını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın işçilik ücret alacağının tahsiline ilişkin olduğunu, davacının … 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/15 Esas sayılı dosyasından 19/01/2012 tarihinde sporculuk sözleşmesinden kaynaklanan 500 TL ve menejerlik ücreti 70,000 TL ‘ nin tahsili için dava açtığı, … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi sporculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar yönünden davayı kısmen kabul ettiği, menejerlik ücreti alacağına ilişkin ise; 4587 Sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi bir dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, Mahkeme tarafından görevsizlik kararı kapsamında talep edilen menejerlik ücret alacağı yönünden davaya bakma görevini Mahkeme’ye ait bir görev olduğu, İş Kanunu 5. maddesinde yalnızca sporcuların İş Kanunu kapsamı dışında tutulduğu, antrenör, menejer gibi kişilere ücret alacaklarına ilişkin davaların ise İş Mahkemesi görev alanında kaldığı kanaati ile yargılamaya devam edildiği, davacının davalı klüp nezdinde menejer olarak çalışıp çalışmadığı ve ücretinin ne olduğunda ihtilaf bulunduğu, davacının 2009-2010 sezonunda davalı kulüpte basketbol oyuncusu olarak yer aldığı, davacının aynı anda kulüp menejeri olarak görev yapıp yapmadığı ise bu davada çözülmesi gereken bir husus olduğu, davalı dernek yöneticisi … …. isticvap edildiği, davacının 2011-2013 sezonunda kulüpte menejer olarak görev yaptığını beyan ettiği, …. Spor Kulübü tarafından verilen bir belgede …’ nin kulübün basketbol takımında genel menejer olarak aylık 10.000,00 TL ücret ile çalıştığı yazılı olduğu, bu belgenin davacıya böyle bir belgeye ihtiyacı olduğunu bildirmesi üzerine verildiği dernek yöneticisi … Erdenay tarfından anlatıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tanık olarak dinlenen … davalı kulübün basketbol şubesi kaptanı yaptığını, davacının da … … ‘ ın tavsiyesi ile dernekte genel menejerlik yaptığını anlattığı, sunulan belgeler, dernek yöneticisi ve tanık beyanı dikkate alındığında davacının davalı dernek basketbol takımında genel menejer olarak çalıştığı hususunun sabit olduğu, bu durumda davacının ne kadar ücret aldığı ve hak ettiği ücretlerin kendisine ödenip ödenmediği hususlarının belirlenmesi gerektiği, ücret tutarı konusunda dosyaya sunulan belgede aylık ücretin 10.000,00 TL olacağının yazıldığı, emsal ücret ile ilgili olarak araştırma yapıldığı ancak, sadece Basketbol Oyuncuları Derneğinden olumlu bir cevap alınabildiği, bu dernekte emsal ücretin 8.000,00 -15.000,00 TL arası olacağınının bildirildiği, Türkiye Basketbol Federasyonu’ nun bildirdiği Sporcu Tip Sözleşmelerinde ücret olarak yazılı 500,00 TL ‘ nin, o tarih itibariyle Türkiye Basketbol 1. veya 2. liginde yer alan bir oyuncunun 500,00 TL aylık ücret ile çalıştığını göstermekte ise de; gerçek ücretin bu olduğu iddiasının herhangi bir orta zeka seviyesine sahip kişi yönünden ikna edici olmayacağı kabul edilmesi gerektiği genel menejerlik ücretinin 10.000,00 TL olarak davacıya verilen belgede yazılı olması, emsal ücrete ilişkin yazı cevabı gözetildiğinde ise, 500,00 TL aylık sporcu ücreti ile 10.000,00 TL menejerlik ücretinin bir arada bir anlam ifade edebileceği değerlendirildiği, dolayısıyla davacının tanık beyanları ve ücrete ilişkin davalı kulüpçe verilen yazı, emsal ücret yazı cevabı kapsamında aylık 10.000,00 TL menejerlik ücreti ile çalıştığı kanaatine varıldığı, ücretin ödendiğinin ispatı davalıya ait bulunduğu, davacıya belirtilen ücretlerin ödendiği ispatlanmadığından davacının 70.000,00 TL alacağının hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile 70.000,00 TL ücret alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
4857 sayılı Yasanın 8 inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye … koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı yasanın 37 nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır. (Yargıtay 9.HD. 23.9.2008 gün 2007/27217 E, 2008/24515 K.).
… belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, … yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, … koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. … belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve … koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.
… yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dava ilkin Asliye Hukuk Mahkemesinde, davacının 2009-2010 sezonunda basketbol oyuncusu olarak çalıştığı, bu dönemden 1 aylık maaş alacağı olarak 5.000,00 TL, 2010-2011 sezonunda klübün genel menajeri olarak çalıştığı dönemden 7 aylık maaş alacağı olarak toplamı 70.000,00 TL alacağı olduğu iddiaı ile açılmıştır. … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/15 Esas sayılı dosyasında davacının basketbol oyuncusu olarak çalıştığı dönem için aylık ücretinin 500,00 TL olduğu kabul edilerek davalı 500,00 TL.ye mahkum etmiş, bu karar temyizsiz kesinleşmiştir. … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi davacının klüp genel menajeri olduğunu ileri sürdüğü döneme ilişkin ücret alacağı talebi bakımından İş Mahkemesi’ne yönelik görevsizlik kararı vermiş, bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dosyada davacının maaşının davalı tarafından belirtildiği maaş yazısı “ilgili makama” hitaben yazılmış olup, davacının Basketbol A Takımının 2010-2011 sezonunda Genel Menajeri olup aylık 10.000,00 TL maaş aldığı belirtilmiş ise de davalı vekili bu belgenin davacının bankadan kredi alması için davalının eski sporcusu olması, gönüllü olarak görev yapması nedeni ile verilen bir belge olduğunu savunmuştur. Davalı spor klübü başkanı da isticvabında benzer yönde beyanlarda bulunmuştur. Davacı vekili ise, bu belgenin banka kredisi için verildiği iddiasının ispatlanamadığı, bu savunmanın gerçek dışı olduğu, davalının hem davacının klüpte çalıştığını belirttiğini, hem de bordrosu olmadığını savunduğunu ileri sürmüştür. Söz konusu yazının hitabet kısmındaki “ilgili makama” hitabetinden kredi almak veya benzeri bir nedenle 3. kişilere verilmek üzere hazırlandığı açık olup, bu gibi yazıların yerleşik içtihatlara göre hukuki bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Yapılan emsal ücret araştırmasında, Basketbol Oyuncuları Derneği genel menajer bakımından 2010-2011 sezonunda 1. lig klüplerinde çalışan kişilerin yaklaşık 8.000,00-15.000,00 TL ücret alabileceğini bildirmiş ise de davalı vekili, davacının taleplerinin menajerlik ücretine ilişkin olup derneğin faaliyet alanı içerisinde bulunmadığını, dosyaya sunulan 03.11.2014 tarihli yazı her ne kadar “Dernek Başkanı … …” imzası taşısa da dernek kaşesi ve sair işareti bulunmadığını, kaldı ki; 21.01.2015 tarihli celse de davacı vekili tarafından işbu yazıda imzası bulunan … …’nin vekili olduğunun belirtildiğini, davalı tarafın dosyaya sunduğu belgelerden de yine davacı vekilinin Basketbol Oyuncuları Derneği’nin baş hukuk müşaviri olduğunun görüldüğünü, davacı vekili tarafından emsal ücret için yazı yazılması talepli 02.07.2014 tarihli dilekçe ile derneğin 03.11.2014 tarihli cevabı incelendiği zaman işbu yazıların birebir aynı formatta yazıldığının görüldüğünü, yani derneğin cevabi yazısının tarafsız olmadığını savunmuştur.
Davacı vekili duruşmada: “Davacı vekili: ben spor hukukçusuyum, özellikle basketbol alanında ücretlerin zamanında ödenmesi olağan … koşullarına aykırıdır, bazı kulüplerde bütün oyuncuların ve çalışanların yaklaşık 2 sene hiç ödenmediği olmuştur, 9-10 ay 2 yıl kadar ücret ödemediğine dair en az 40 tane karar getirebilirim, … … ‘ nin maaşları ile en az bir yıl süre ile ödenmemiştir, mahkeme kanalı ile aldık, bu nedenle davanın kabulünü talep ediyoruz” yönünde beyanda bulunmuştur. … …, Dernek adına emsal ücret bildiren kişidir. Davacı vekilinin emsal ücret bildiren bu derneğin baş hukuk müşaviri olduğuna ilişkin davacı vekilinin internette yayınlanmış özgeçmiş sayfası dosyada mevcuttur.
Açıklanan nedenler ile Dernek tarafından bildirilen emsal ücretin esas alınamayacağı açıktır.
Diğer yandan, davalı vekili davalının 2010-2011 döneminde 1. ligden aşağıda olduğunu savunmuştur, ama davalının talep konusu dönemde hangi ligde olduğu araştırılmamıştır.
Bu nedenle, talep konusu dönemde davalının hangi ligde olduğu da tespit edilerek yeniden başka kurum ve kuruluşlardan emsal ücret araştırması yapılarak sonuca gidilmelidir.
3-Ücretin ödendiğini işveren belge ile ispatlamalıdır.
Dosyada, 02/11/2010 tarihinde davacıya makbuz ile “sosyal yardım” adı ile 2.500,00 TL ödeme görünmektedir ve davacıya atfen imza barındırmaktadır. 24/12/2010 tarihinde ise davacıya makbuz ile “sosyal yardım” adı ile 2.000,00 TL ödeme görünmektedir ve davacıya atfen imza barındırmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, menajer görevini yapanlara “sosyal yardım” adı altında cüzi miktarda para ödense de çalışanların davalının misyonu gereği menajerlik gibi idari görevde gönüllü olarak çalıştıklarını belirtmiştir.
Davalı tanığı, “davalı teknik üniversitenin basketbol takımında oyunculara bir para ödenir. Ancak idareci olarak veya menejer olarak görev alanlara resmi bir ücret ödenmez, oyuncular 700,00-800,00 TL alabilir, davacı bir yarı dönem … … ‘ın tavsiyesi ile takımda menejerlik yaptı, kendisi ile herhangi bir sözleşme yapılmadı, resmi olarak bir ödeme de yapılmadı, ama gayri resmi olarak cebimden evli olduğu için zaman zaman yol parası, yemek parası gibi ödemeler yapıldı dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Davacının neyle geçindiğini bilmem, bu hususta bilgim yoktur, kendisine ben şube kaptanı olduğum dönemde ayda 500,00-1.000,00 TL ödeme yapıyordum ” yönünde beyanda bulunmuştur. Bu nedenlerle bahsolunan makbuzlar bizzat davacı asıldan sorulmalı, ücret alacağından mahsup edilip edilmeyeceği değerlendirilmelidir.
4-Hesaba esas hizmet süresi bakımından, davacının ne süre ile menajer olarak çalıştığına dair davalı tanığı Ali’nin beyanı haricinde dosyada delil bulunmamakta olup Ali ise yarı dönem çalıştığını belirtmiştir.
Davalı tanığı Ali yeniden dinlenerek, davacının çalıştığı tarih aralıkları, kaç ay çalıştığı hususları sorulmalı, Basketbolda “yarı dönem” hususunun ne olduğu uzman bilirkişiden sorularak tespit edilmeli, neticeten hangi aylar ve kaç ay için ücret alacağına hükmedilmesi gerektiği tespit edilmelidir. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.