Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/5865 E. 2017/13652 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5865
KARAR NO : 2017/13652
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 28.01.2016 gün ve 2015/21018 Esas, 2016/1502 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, davaya konu 985 parsel sayılı taşınmazın, 4.4.2013 tarihine kadar tapuda vekil edenlerinin adına kayıtlı bulunduğunu ve vekil edenlerinin taşınmazın uzun süredir kayıt maliki olduğunu, tapu müdürlüğünde 27.6.2011 tarihinde hissedarlar arasında satış işlemi yapıldığını, zaman içinde başkaca tasarruf esaslı işlemler de yapıldığını, bu işlemler sırasında herhangi bir kısıtlama ile karşılaşılmadığını, ancak, taşınmazın ifrazı işlemleri sırasında, tapu müdürlüğü tarafından, Tapulama Mahkemesi’nin 1980/33 E, 1981/58 … sayılı kararı gerekçe gösterilerek, taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile … adına tescilinin yapıldığını, yapılan işlemin haksız olduğunu, Tapulama Mahkemesi kararının doğru olduğu düşünülse dahi, kararın üzerinden 32 yıl geçtiğini ve tapudaki kaydın vekil edenleri lehine TMK’nun 712.maddesine uyarınca hukuksal bir hak yarattığını açıklayarak, davaya konu taşınmazın … adına olan kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, 18.6.1981 tarihinde kesinleşen… Tapulama Mahkemesi’nin 1980/33 E, sayılı kararına istinaden taşınmazın … adına tescil edildiğini, davaya konu parselin taşlık, kayalık alan olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “TMK.712.madde uyarınca mülkiyetin kazanılması şartlarından biri zilyetliğin iyi niyetle sürdürülmesidir. Davacılardan … adına yapılan ilk tespitin iptaline rağmen tapu müdürlüğündeki hata nedeniyle taşınmazın pay maliki olarak tapu kütüğünde yer almış olup, bu davacı yönünden açıklanan nedenle iyi niyetten söz edilemez. Öte yandan diğer davacı … ise diğer hatalı olarak tapu kütüğünde pay maliki gösterilen … mirasçısı (oğlu) olduğundan üçüncü kişi durumunda değildir. Bu davacı yönünden de açıklanan nedenle iyi niyet koşulu oluşmamıştır” gerekçeleri ile “Davanın reddine” ilişkin olarak verilen 3.3.2014 tarih ve 2013/244 E, 2014/127 …. sayılı kararın, Dairenin 28.1.2016 tarih ve 2015/21018 E, 2016/1502 …, sayılı ilamı ile ONANMASINA karar verilmiş ve davacılar vekili süresinde Karar Düzeltme talebinde bulunmuştur.
Her ne kadar, Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “olağan zamanaşımı” başlıklı 712. maddesinde “Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; Davaya konu 985 parsel sayılı taşınmaz, 9.12.1979 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında senetsizden …. oğlu ….. adına ½ pay oranıyla tespit edilmiştir. Tespite … tarafından itiraz edilmiş, tapulama komisyonunun 17.6.1980 tarihli kararı ile itiraz kabul edilmiş, … adına yapılan tespit iptal edilerek … adına tespitin yapılmasına karar verilmiştir. Tespit malikleri …. babası …. tarafından,… Tapulama Mahkemesi’nde dava açılmış, ancak,… Tapulama Mahkemesinin 07/07/1980 tarih 1980/33 esas 1981/58 kararı ile, itirazın süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, davaya konu parselin, … adına tapuya kayıt ve tesciline hükmolunmuştur. Dosya görevsizlik kararı üzerine… Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş,… Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da, görevsilik kararı üzerine, süresinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile, 14.7.1981 tarih 1981/272 esas 1081/295 karar sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya arasında mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinden, tespit malikleri …. adına ilk defa 30.6.1981 tarihinde, ½ pay oranları ile, tapulama nedenine dayalı olarak tapu kaydı oluşturulduğu, ….’ın adının ….. olarak düzeltildiği,…’ın payının 28.10.2010 tarihinde mirasçılarına intikal ettirildiği, daha sonra mirasçılar arasında yapılan satış ile … adına ½ pay kaydının yapıldığı, en son, davacılar adına kayıtlı olan payların iptal edilerek, 5.4.2013 tarihinde … adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Tapu kaydının seyrinden, davacı/davacı murisi adına tapu kaydının, 1981 yılında oluşturulduğu ve bu tarihten sonra tapu müdürlüğü nezdinde, değişik tarihlerde malik sıfatı ile işlemler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılacak iş; TMK’nun 712.maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından, taraf delillerinin toplanması, davalı …’nin dava konusu taşınmazın niteliğine ilişkin yapmış olduğu itirazların ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının değerlendirilmesi açısından mahallinde keşif icra edilmesi, davacılar tarafından bildirilmiş olan tanıkların keşif mahallinde gerek iyiniyet iddiası gerek zilyetlik açısından ayrıntılı olarak dinlenilmesi, taşınmazın halihazır niteliğinin uzman bilirkişiler vasıtası ile tespiti ve neticede oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 442/3. maddesi gereğince, davacılar vekilinin, karar düzeltme isteğinin kabulüne; Dairenin 28.1.2016 gün ve 2015/21018 E., 2016/1502 …. sayılı ONAMA İLAMININ KALDIRILMASINA ve açıklanan sebeplerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.